YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5965
KARAR NO : 2017/13296
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ……’nun nüfus kaydında annesi olarak görünen “…’in” esasen teyzesi olduğunu, gerçek annesinin ise “Fatma” olduğunu iddia ederek, nüfus kayıtlarının düzeltilmesini istemiş; Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Davacı vekili Av. …’e davacı asil tarafından verilen dosyada mevcut…2. Noterliği’nce düzenlenen 14.03.2012 tarih ve 1671 yevmiye numaralı vekaletnamede, nüfus kaydının düzeltilmesine dair özel yetki bulunmadığı görülmektedir. Nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin başvuru vekil eliyle yapılan durumlarda vekilin vekaletnamesinde bu konuda özel yetki bulunması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olup bu davalarda, Mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır.
Somut olaydaki iddia ile ilgili olarak mahkemece DNA raporu alınmış, sözkonusu raporda …’in, babaya ait DNA profili bilinmeksizin, belirlenen annelik indeksi davacı …… için 573.489,598, … için 2.953.551,452, … için 8.262.785,585, olarak hesaplanmış; …’in %99,99 ihtimalle ……, … ve …’in biyolojik annesi olabileceği tespit edilmiştir. Sözkonusu raporda Makbule’nin davacı …Saliha için hesaplanan annelik indeksinin, Nezahat ve Mehmet’e kıyasla düşük oluşu, Makbule’nin davacının teyzesi olduğu iddiası bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Buna göre, Mahkemece Adli Tıp Biyoloji İhtisas Dairesinden davacının iddiası çerçevesinde ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda 1 ve 2. bentlerde açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcıının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.