YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6174
KARAR NO : 2017/15990
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının annesi …’un … ve … kızı olmasına rağmen hanelerinde bu adla yer almadığını, buna karşılık … ve … kızı olarak… adı ile geçtiğini bildirerek… kaydının iptalini, onun yerine davacının annesi olan … kaydının geçerli hale getirilmesini istemiş; mahkemece, davacı vekilinin dosyaya sunduğu köy ihtiyar heyeti tarafından düzenlenen 14.12.933 tarihli belgeden … ve … kızı …’nın Trabzon, … Nahiyesinde … köyünün bila nolu hanesine evlenerek gittiği görülmüş ise de, dosyada bulunan … ve nüfus kaydının iptali istenen…’e ait nüfus kayıtlarının incelenmesinden, anne ve baba adı haricinde hiçbir bilginin örtüşmediği,…’in ölüm tarihinin belirtilerek nüfus kaydının kapatıldığı, dinlenen tanıkların özellikle ailede… adında birinin hiç duyulmadığını beyan etmeleri, evlenmeden önce bu adı taşıyan bir kişinin hayatı boyunca yakınlarına bu adından hiç bahsetmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, her iki kişinin ad ve soyadının tamamen farklı olması karşısında nüfus kaydının iptali istenen… ile …’un aynı kişi olduğuna dair kanaat oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile ilgilidir. Bu bakımdan hakim re’sen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahiptir. Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğundan; mahkemece, sadece taraf ve tanık beyanları ile yetinilmeyip, …’un … ve … kızı olması durumunda hukuku etkilenecek kişilerin (yasal mirasçılarının) davalı sıfatı ile usulünce davaya katılmaları sağlandıktan sonra gösterecekleri kanıtlar toplanıp, …’un nüfusa tesciline dair ve varsa evliliğini de gösterecek belge ve bilgilerin Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğünden araştırılarak alınacak cevapların dosyaya konulup, …’un, … ve … kızı olduğu iddiası ile ilgili olarak yapılacak … testine ilişkin rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın davanın reddi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMKnın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.