Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/6559 E. 2017/13481 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6559
KARAR NO : 2017/13481
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet(Tazminat)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R
Davacı vekili, dilekçesinde, davacı … ile eski eşi …’nin 11.06.2003 tarihinde boşandıklarını müşterek çocukları …’nin velayetinin annesine verildiğini …’nin 15.01.2006 tarihinde vefat ettiğini bunun üzerine …’nin vasisi olmak üzere dayısı …’nin vasi olarak atandığını, ancak vasinin görevini kötüye kullanarak davacının oğluna annesinden intikal eden Ziraat Bankasına yatan Haziran, Eylül, Aralık, 2006 ile Mart, Nisan 2007 tarihlerindeki maaş hesabından davalı tarafından çekilen paraların oğluna harcanmadığından, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla çekilen 5650 TL paranın bankadan çekildiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi istenmiş; davalı, sekizinci celsedeki beyanında çocuk kaçırılana kadar tüm masrafları karşıladığını, Haziran 2006 tarihinde çektiği maaşı çocuğa harcadığını, daha sonra çektiği tutarları ise çocuk eve dönecek diye çektiğini ancak çocuğun dönmediğini velayetinin babasına bırakıldığını, Haziran haricinde çekilen tutarları ödemeyi kabul ettiğini söylemiş; mahkemece; davanın kısmen kabulü ile Haziran 2006 da çekilenin haricindeki 4280 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş; karar davalı … tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; vesayete ilişkin tazminat davasıdır.
Bilindiği üzere; TMKnun 469. maddesinin 2. fıkrasına göre, vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Somut olayda; vasinin vesayeti altındaki çocuğa ait hesaptan çektiği paraları çocuğa harcamadığı ve bu paraların faiziyle tazmini istendiğine göre, davanın TMKnin 469/2 maddesi kapsamında kaldığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, dava şartlarından olan görev hususunun mahkeme mevcut olup olmadığını taraf teşkilini sağladıktan sonra davanın her aşamasında kendiliğinden araştırması gerektiğinden, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda belirtilen nedenlerle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.