YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6689
KARAR NO : 2017/14846
KARAR TARİHİ : 08.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin eşi .. 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/347 Esas 1230 Karar sayılı ilamı ile vesayet altına alınıp annesi …’ün velayeti altına bırakıldığını, 22/06/2012 tarihinde ise vekil edeninin itirazı sonucu velayet kararının kaldırılarak vekil edeninin eşine vasi olarak atandığını, davalının veli olduğu dönemde kötü niyetli ve tedbirsiz yönetimi ile kısıtlı…’ün uğradığı zararların tespiti ile HMK.nun 107.maddesi gereği şimdilik; 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; davalı ve diğer davalı davanın reddini savunmuş; Mahkemece, 16.12.2014 tarihli celsede, davalı … aleyhine açılan davanın eldeki dosyadan tefrikine davalının söz konusu dönemde veli olması sebebiyle TMK.nun 2. Kitabı 6. Ayrımındaki velayete ilişkin hükümlerin uygulanacağı ve davalının veli olduğu dönemdeki kötü niyetli ve tedbirsiz yönetimi ile kısıtlanarak velayeti altına bırakılan oğlunun uğradığı zararların tazmini istemiyle açılan davada Aile mahkemelerinin Kuruluş Ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun hükümleri de dikkate alınarak görevli Mahkemenin Aile Mahkemesi olması sebebiyle HMK.nun 114/1-c delaletiyle HMK.nun 115/2.maddesi gereği görev dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; vesayete ilişkin tazminat ve rücu davasıdır.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1. maddesine göre; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün aile hukukundan doğan dava ve işlerde aile mahkemeleri görevlidir. Bir uzmanlık mahkemesi olarak tasarlanan ve kendine özgü usul hükümleri taşıyan bu Kanun, evvelce genel hukuk mahkemelerince bakılan aile hukukundan doğan dava ve işleri bu mahkemelerden alarak uzmanlık mahkemesine vermiştir.
Bilindiği üzere; TMKnun 469. maddesinin 2. fıkrasına göre de, vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Somut olayda; davacı, kısıtlıya vasi olarak atanan kısıtlının annesi olan eski vasisinin, veli olduğu dönemde kötü niyetli ve tedbirsiz yönetimi ile kısıtlıyı zarara uğrattığı belirterek, zararların tutarının tespiti ile maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yukarıda bahsedilen ilkeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde, davacının talebinin, TMKnin 469/2 maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. O halde; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilmeden davada Aile Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile HMK.nun 114/1-c delaletiyle HMK.nun 115/2.maddesi gereği görev dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda belirtilen nedenlerle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.