YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7026
KARAR NO : 2017/16199
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı …, 12 ada 62 parsel sayılı taşınmazın kimlik bilgileri ve adresi bilinmeyen …: Hıdır kızı adına tescilinin yapıldığı, TMK’nun 427 ve 3561 sayılı Kanun gereğince Hazinenin menfaatlerinin korunması nedeniyle malik olarak gözüken … İl Deftardarının yönetim kayyımı atanmasını istemiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK’nun 427. maddesi ile 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere Türk Medeni Kanununun 427/1. Maddesinde, “Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemez ise” vesayet makamının yönetimi kimsede olmayan mallar için gereken önlemleri alacağı ve yönetim kayyımı atayacağı; 3561 sayılı Kanunun 2. maddesinde ise “22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 427. maddesine göre bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde …’nin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. …’nin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder. ” hükümlerine yer verilmiştir.
Somut olayda; her ne kadar Mahkemece; Nüfus Müdürlüğü’nün …ismini kullanan ailelerden 14 Hane No, 25 Sayfa No’da kayıtlı bulunan ailenin lakabının “…..” olduğu yazısı ve buna bağlı olarak getirtilen nüfus kayıtları ile tanık olarak dinlenen … Mahallesi muhtarı … beyanına dayanılarak tapu kaydında…. olarak kayıtlı bulunan kişinin …..olduğu belirtilmiş ise de; dosyadaki bilgi ve belgelerden, kayyım tayini istenen taşınmazın adına kayıtlı olduğu …. ile hükme gerekçe yapılan …..aynı kişiler olduğu her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, mevcut kanıtlara göre tapu maliki hakkında açılan davanın kabulü ile adı geçen kişiye kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı … vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.