YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7212
KARAR NO : 2017/16214
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı …, …’ün TMK’nun 405. ve 406 maddesi gereği kısıtlanmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, …’ün akıl sağlığı ve akıl zayıflığı olmadığı, savurganlığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun 405. ve 406. maddesi gereğince vesayet altına alınma istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.” Aynı Yasanın 406. maddesinde ise “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, … …. Hastalıkları Hastanesi’nin kısıtlı adayı hakkında düzenlediği 10.07.2015 tarihli heyet raporunda ”… akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı saptanmadığı, ancak ‘Psikoaktif Madde (Opiyat) Bağımlılığı’ saptandığı, bu durumuyla ve kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığını veya başkalarının güvenliğini tehdit ettiğinin mahkenizce tespiti halinde TMKnın 406. maddesi gereğince vesayet altına alınabileceği…’nin belirtildiği, mahkemece de bu raporunun benimsenerek karar verildiği anlaşılmaktadır. Kısıtlı adayının duruşmadaki beyanınında ‘…halen madde bağımlısı olduğunu, tedavi gördüğü süreçte tanıştığım birilerinin vergi borçları olduğu için adlarına dükkan açamadıklarını kendi adına açmak istediklerini ve orada çalışabileceğini
söylediklerini, onlara inanarak gerekli yerlere imza attığını…’ beyan etmiştir. Kısıtlı adayının madde bağımlısı olduğu anlaşılan beyanları, sigaorta kaydı ve ticaret sicil kaydından başkalarının yararına paravan şirket kurması, tek başına bu şirkette yönetici/ortak olmasına rağmen başka işyerlerinde işçi olarak çalışmasının TMK 406. maddesindeki ‘Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır’ hükmü gereğince tek başına uyuşturucu madde bağımlılığının ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığının kabulü gerekir. Mahkemece, TMK 406. maddesi gereğince …’ün kısıtlanması gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 05.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.