Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/7257 E. 2017/14847 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7257
KARAR NO : 2017/14847
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyımlık

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı … vekili, 1 ada 45 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaz maliklerinden kim olduğu tespit edilemeyen …. Hazinenin hak ve menfaatleri olması nedeniyle 3561 sayılı Yasa gereği İl Defterdarı’nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; kayyım tayini istenen ….u’nun kimlik bilgilerine ulaşılamadığı gerekçesiyle bu tapu malikleri açısından davanın kabulü ile mahallin en büyük mal memuru olan … İl Defterdarının Temsil ve Yönetim Kayyımı olarak tayinine, kayyım tayini istenen….. hakkında açılan davanın yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda nüfus bilgilerine ulaşıldığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından esasa ve harçlara hasren temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu 1 ada 45 parsel sayılı taşınmazın …. adlarına tesis kadastrosu ile 04/01/1970 tarihinde tescil edildiği, kadastro tespit tutanağında; Bodur oğullarından Ahmed’in ölümü ile ½ hissesinin mart 295 gün 32-36 nolu kayıtlarla beş çocuğu ….. intikal ettiği belirtilmiştir.
Mahkemece, nüfus kayıtları ve tapu kayıtları arasındaki bağlantının araştırılması için bilirkişi tayin edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda; tapu malikleri ….. oğlu’nun kimlik bilgilerine ulaşılamadığından bu kişilere kayyım atanmasının doğru olacağı bildirilmiştir. ….’nun ise nüfus kayıtlarına ulaşıldığı belirtilmiş,….ızı olan 1896 doğumlu….ur olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu,…n 1855 doğumlu Mehmet olmasının muhtemel bulunduğu,…..’nun ise 1873 doğumlu … olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiş ise de; bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.

Dosya içeriğinde yer alan nüfus kayıtlarından; …. Kızı’nın baba hanesinde baba ismi …. olarak görünmekte iken tapu kaydında baba ismi ….olarak görünmektedir. Yine; …..nun nüfus kaydında ismi Mehmet olarak görünmektedir. …..oğlu’nun nüfus kaydında baba adı Ahmet olarak geçse de; diğer kardeşlerinin tümünün tapudaki isimleri ile nüfus kaydındaki isimleri-baba isimleri kısımlarında uyuşmazlıklar olduğu ortadadır.
Tüm bu açıklananlar ışığında; nüfus kaydındaki ….. tapu kaydındaki malikler ile aynı kişi olup-olmadığı hususunda duraksama oluşmuştur.
Mahkemece, mevcut kanıtlara göre tapu maliki ….. hakkında açılan davanın da kabulü ile adı geçen kişilere ait payların yönetimi için kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK’nun 440/III-1,2,3,4 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.