YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7657
KARAR NO : 2017/16624
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, kısıtlı adayı … hakkında alzhemir ve bipolar bozukluk teşhisi konulduğu, kısıtlı adayının oğlu …’ye verdiği vekaletname ile malvarlığını elden çıkararak yoksulluğa düşme tehlikesinin bulunduğunu açıklayarak kısıtlı adayının kısıtlanmasını ve … dışında bir kimsenin vasi atanmasını istemiş; Mahkemece, kısıtlanması talep edilen …’nün akli dengesinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kısıtlı adayının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. ve 406. maddeleri kapsamında vesayet altına alınması istemine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1. Davacılar vekilinin TMK’nun 406. maddesi gereği kısıtlama talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin özellikle dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı taraf dava dilekçesinde kısıtlanması istenilenin sadece Türk Medeni Kanunu’nun 405.maddesinde düzenlenen akıl hastalığı nedeniyle değil aynı zamanda 406.madde kapsamında savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme ile darlık veya yoksulluğa düşme iddiasını da ileri sürmüştür. Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesinde; “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.” hükmü yer almaktadır. Dava dilekçesinde kısıtlanması istenilenin malvarlığını azaltma tehlikesi altında ve üçüncü kişiler tarafından mağdur edilme ihtimali bulunduğu iddiası da olduğu halde; Mahkemece, Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi uyarınca herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.
Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, Mahkemece re’sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden de re’sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yalnız akıl sağlığı yönünden inceleme yapan sağlık kurulu raporu dikkate alınıp yetersiz ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1. bentte yazılı sebeplerle yerinde görülmediğinden REDDİNE, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.