Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/8031 E. 2017/10028 K. 06.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8031
KARAR NO : 2017/10028
KARAR TARİHİ : 06.07.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı … ile evlilik dışı ilişkisinden 02.05.2012 doğumlu …’ün babasının davalı … olduğunu ileri sürerek, babalığın tespitini istemiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 337. maddesinde, ana baba arasında evlilik birliğinin bulunmaması halinde velayetin anaya ait olacağı; 426/2. maddesinde ise yasal temsilci ile küçüğün menfaati çatıştığında küçüğe kayyım atanacağı; 301. maddesinde de, babalık davasının, Cumhuriyet Savcısı ile Hazineye, dava ana tarafından açıldığında kayyıma, kayyım tarafından açılmış ise anaya ihbar edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, ana tarafından açılan küçük …’ün babasının davalı … olduğunun tespiti istemine lişkin davanın Cumhuriyet Savcısı ile Hazineye ihbar edilmeden karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler dikkate alınarak mahkemece Cumhuriyet Savcısı ve Hazineye ihbar edildikten sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik tahkikatla karar verilmesi,
2-Dosyanın incelenmesinden; davalı vekiline, …. incelemesi için davalıyı hazır bulundurması konusuda ihtarlı davetiye çıkarıldığı,…. incelemesi için ilgilinin icabet etmemesi üzerine mevcut delil ve beyanlarla davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 292/1. maddesinde uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak, ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkesin soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanması gerektiği, haklı bir sebep olmaksızın bu şarta uyulmaması hâlinde hâkimin incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar vereceği düzenlendiğinden; mahkemece, açıklanan konusu hükmü gözetilerek işlem yapılması yerine eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edeni adesine 06.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.