YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8464
KARAR NO : 2020/3353
KARAR TARİHİ : 11.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … Maliye Hazinesi temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili dava dilekçesinde, 106 ada 14 parsel sayılı taşınmazın üzerinde davalıya ait ev ve garaj bulunduğunu ve taşınmaz üzerindeki garajın dere yatağı içinde kaldığı için evvelce Çayıralan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/286 Esas ve 1996/267 Karar sayılı ilamı ile yıkımına karar verildiğini, dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan garajın yaptıkları inceleme sonucunda halen tecavüzlü olduğunu tespit ettiklerini açıklayarak, 106 ada 14 parsel sayılı taşınmazın, dere yatağında kalmasından dolayı tapusunun iptalini, dere yatağı olarak tapudan terkinini ve dere yatağı içinde kalan garajın kal’ini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, açılan davanın haksız olduğunu, evvelce Çayıralan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/286 Esas 1996/267 Karar sayılı kararı sonucu yıkılmasına karar verilen tecavüzlü garajın yıkılmış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davanın devamı esnasında davalının ölümü üzerine nüfus kayıtlarına mirasçı olan ve davaya davalı olarak dahil edilen davalılar ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mahallinde 04.09.2015 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanına göre davalının daha önce dere yatağına tecavüz nedeniyle garajını küçültmüş olması, yağmurlu zamanlar dışında dere yatağından herhangi bir şekilde akıntı olmadığını beyan etmeleri, fen bilirkişinin 07.09.2015 havale tarihli raporunda dere yatağına herhangi bir tecavüzün bulunmadığının belirtilmesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … Maliye Hazinesi temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; nehir yatağında kalan yer bakımından tapunun iptali ve terkini ile kal isteğine ilişkindir.
Kural olarak, dere yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin kazanılması da mümkün bulunmamaktadır. Yine TMK’nin 999/2 maddesinde belirtildiği üzere tapuya kayıtlı bir taşınmaz kayda tabi olmayan bir taşınmaza dönüşürse bu durumda tapu sicilinden terkin edilir hükmü de düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahkemece keşif mahallinde dinlenen yerel bilirkişilerin beyanları ile keşfen alınan fen bilirkişisi raporundaki açıklamalara ve krokiye göre değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmişsede, yapılan değerlendirme ve karar eksik incelemeye dayanmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle taşınmazın aktif dere yatağı veya derenin etkisi altında bulunup bulunmadığının jeolog bilirkişi aracılığı ile duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, jeolog bilirkişiden taşınmazın önceki ve şu anki niteliğini kesin olarak belirleyen gerekçeli, karşılaştırmalı ve Yargıtay denetimine açık bilimsel içerikli rapor alınması, taşınmazın belirlenecek niteliğine göre iddia ve savunma çerçevesinde ulaşılan sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yöntemine uygun şekilde rapor alınmadan eksik keşif incelemesine ve eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 11.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.