YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9235
KARAR NO : 2020/3005
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeni ile davalının elbirliği halinde paydaş oldukları 5762 parsel ve 4748 parsel sayılı taşınmazlar hakkında taraflar arasında Tavas Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/411 Esas sayılı dosyasında açılmış ve derdest olan ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, davalının 5762 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 2007 yılında bir bina ile eklentilerini inşaa ettiğini, ayrıca anılan parsel üzerinde evvelce mevcut olan eski nitelikteki evde de tadilat yaptırdığını, 4748 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise 2009 yılında 20 adet ceviz ağacı, 1’er adet elma, ayva, muşmula, incir, erik ağacı, 3 adet badem ağacı, 2 adet elma ağacı ve üzüm ağaçları dikip yetiştirdiğini açıklayarak dava konusu taşınmazlardan 5762 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yeni binanın ve eski bina üzerinde yapılan tadilatların, 4748 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki anılan sayı ve türdeki meyve ağaçlarının muhdesat olarak müvekkiline aidiyetini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde açılan davanın haksız haksız olduğunu ileri sürerek reddini savunmuştur.
Mahkemece Davanın kabulüne, 5762 parsel sayılı taşınmazda 11.04.2016 havale tarihli bilirkişiler raporunda bulunan krokide C harfi ile gösterilen yeni binanın davacı tarafından yapıldığının tespitine, 5762 parsel sayılı taşınmazda 11.04.2016 havale tarihli bilirkişiler raporunda bulunan krokide A1 ile gösterilen bina kısmının 1. ve 2. katlarında yapılan tadilatlar ile taşınmaz girişinde bulunan demir kapının davacı tarafından yapıldığının tespitine, 4748 parsel sayılı taşınmazda bulunan ve 11/04/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda ayrıntısı belirtilen meyve fidanları ve ağaçları ile bağ omcalarının davacı tarafından dikilidiğinin ve yetiştirildiğinin tespitine, karar verilmesi üzerine; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin 5762 parsel sayılı taşınmazda 11.04.2016 havale tarihli bilirkişiler raporunda bulunan krokide A1 ile gösterilen bina kısmının 1. ve 2. katlarında yapılan tadilatlar ile taşınmaz girişinde bulunan demir kapı hakkındaki temyiz itirazlarına gelince;
22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhtesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir.
Tespit edilen eşyanın bütünleyici parça niteliğinde bulunmadığı ve menkul eşya niteliğindeki eşyaların her zaman için maliki tarafından sökülerek alınıp götürülebileceği hususu ve ayrıca taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bir muhdesata yeni bölümler ilave edilmesi, muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhdesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhdesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhdesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işler olduğu nazara alınmalıdır. Bu işler için harcanan giderler de muhdesatın değerini arttıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. İyileştirici nitelikteki bu giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklerinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını TBK’nin 77 ve devamı maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği kuşkusuzdur. İyileştirme giderlerini yapan malik ya da maliklerin yaptıkları giderler taşınmazın ortaklığının satılarak giderilmesi ve muhdesattan yararlanmalarının son bulması ile istenebilir hale gelecektir. Bu giderler için eda nitelikli alacak davası açma hakkı mevcut iken önceden bu iyileştirme giderlerinin tespitini dava etmekte hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez. Hemen belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur.
Somut olayda davacı tarafça 5762 parsel sayılı taşınmazda muhdesat olarak davacıya aidiyeti talep edilen ve mahallinde yapılan keşif sonucunda dosyaya ibraz edilip hükme esas alınan 11.04.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ve krokide A1 ile işaretli olarak gösterilen bina kısmının 1. ve 2. katlarında yapılan tadilatlar ile taşınmaz girişinde bulunan demir kapı taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir. Az yukarıda açıklandığı üzere, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşlere göre, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu’nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözönünde bulundurularak, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, hükmün 2. bendindeki …mah. 5762 parsel sayılı taşınmazda 11.04.2016 havale tarihli bilirkişiler raporunda bulunan krokide A1 ile gösterilen bina kısmının 1. ve 2. katlarında yapılan tadilatlar ile taşınmaz girişinde bulunan demir kapının davacı tarafından yapıldığının tespitine” tümcesinin tamamıyla çıkarılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.