Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/9238 E. 2020/3004 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9238
KARAR NO : 2020/3004
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan …, … ve … tarafından birlikte ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında içinde dava konusu 1800 ada 7 parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu bazı taşınmazlar hakkında … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/2020 Esas sayılı dosyasında açılmış ve derdest olan ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, dava konusu 1800 ada 7 parsel sayılı taşınmazın evvelce davalılardan … tarafından dava dışı Ali Gürocak adlı şahsa haricen ve 16.08.2008 tarihli muhtar senedi ile satıldığını daha sonra da vekil edeninin anılan taşınmazı dava dışı Ali Gürocak isimli şahıstan haricen 11.04.2008 tarihli muhtarlık senedi ile aldığını, müvekkilinin dava konusu 1800 ada 7 parsel sayılı taşınmazı satın aldığı sırada bu taşınmaz üzerinde tek katlı bir yapı var iken, satın aldıktan sonra davacı vekil edeninin bu tek katlı yapı üzerine iki katlı taşınmaz inşaa ettiğini ve 2006 yılından beridir de inşaa ettiği yapıda oturduğunu açıklayarak dava konusu 1800 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve davacı vekil edeni tarafından yaptırılan iki katlı yapının muhdesat olarak davacı müvekkili adına tespitini talep etmiş, yargılama devam ederken ve tahkikat aşaması bitmeden önce mahkemeye sunduğu 12.05.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile taşınmazın dava dilekçesinde sehven 7 parsel olarak bildirilen taşınmazın 7 parsel sayılı taşınmaz olmayıp 8 parsel numaralı taşınmaz olduğunu belirterek davanın kabulüne dair önceki talebini yinelemiştir.
Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde açılan davanın haksız olduğunu belirterek reddini savunmuştur.
Diğer davalılar ise usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, … ili … ilçesi … Mahallesi 1800 ada 8 parsel üzerinde inşaa edilen inşatın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm davalılardan … vekili tarafından ve ayrıca davalılardan …, … ve … tarafından birlikte temyiz edilmiştir.
Dava muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Somut olayda tapu maliklerinden …’in 21.01.2012 tarihinde öldüğü mirasçılarından sağ olan …’in davalılar arasında gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmaza ilişkin olan … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/2020 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi dava dosyası getirtilerek adı geçen mirasçı …’in, eldeki davanın davacısı …’ın anılan ortaklığın giderilmesi davasındaki muhdesat iddiasına karşı koyup koymadığı belirlenerek, eğer karşı koymuşsa görülmekte olan muhdesatın tespiti davasında davalı olarak davaya dahil edilmesi sağlanarak belirtilen usuli eksikliğin giderilmesinden sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan delillere davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken belirtilen usuli eksikliğin gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan … vekili ile davalılardan …, … ve …’in temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.