YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9645
KARAR NO : 2020/2759
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, 30.09.2016 tarihli ek karar ile temyiz talebinin süresinde olmaması sebebiyle reddine karar verilmiş olup, davacı vekilinin ek kararı temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu taşınmazda kiracı ve zilyet olduğunu, davalının tahliyeye ilişkin bir mahkeme kararı olmamasına rağmen dava konusu taşınmazda yıkım işlemine giriştiğini, zilyetliğe tecavüz sebebiyle müdahalenin menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Öncelikle irdelenmesi gereken husus; davacı vekilinin temyizinin süresinde olup olmadığı hususudur. Davacı vekiline gerekçeli karar evrakı davacı vekilinin çalışanına mahkeme kaleminde 29.08.2016 tarihinde yapılmış, tebligat yapılan kişinin tebliğ almaya yetkili olmadığının anlaşılması üzerine bu durum tutanağa bağlanarak tebliğ evrakı iptal edilmiş. Bunun üzerine gerekçeli karar evrakı davacı vekiline 08.09.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili 16.09.2016 tarihinde kararı temyiz etmiştir. 29.08.2016 tarihinde mahkeme kaleminde tebliğ almaya yetkili olmayan kişiye yapılan gerekçeli karar tebliğinin usule uygun olmaması sebebiyle davacı vekiline yapılan 08.09.2016 tarihli tebligatın tebliğ tarihi olarak kabulü gerekir. İlk seferde mahkeme kaleminde tebliğe yetkili olmayan davacı vekili çalışanına tebligat yapılması usulüne uygun olmadığından gerekçeli kararın süresinde temyiz edildiğinin kabulü ile mahkemenin 30.09.2017 tarihli ek kararı kaldırılarak davacı vekilinin hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından dosya muhtevası, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatı gözetilerek mevcut deliller takdir edilerek karar verildiği ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek usul ve yasaya uygun hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 25,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.