YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/10099
KARAR NO : 2021/724
KARAR TARİHİ : 01.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacının taşınmazına yapılan elatmanın önlenmesine, yıkım isteğinin ve yola elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı asil tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü
KARAR
Davacı; dava konusu … İlçesi … Mahallesi 112 ada 16 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının kardeşi olduğunu, maliki bulunduğu taşınmaza tecavüz ederek kendisine yol açtığını ve sahibi bulunduğu binaya 3.49 m² müdahale ettiğini, davalının bütün uyarılara rağmen kötü niyetli müdahalesine devam ettiğini, ayrıca davalının kendisinin taşınmazına beton dökmek suretiyle yol yaparak müdahalede bulunduğunu, davalının hem yol yapmak suretiyle hem de binasına yaptığı müdahalesinin önlenmesine, binasının tecavüz ettiği kısmın kal’ini talep ve dava etmiştir.
Davalı yan; davacının her ne kadar kendi yeri ve yoluna tecavüz edildiğini iddia etmiş ise de bu yolun 1997 yılında davacı ile beraber yaptıklarını, söz konusu evine çıkan beton yolun davacı kardeşi tarafından kendisi Aksaray ilindeyken kepçe getirmek suretiyle yıkılarak evine geçişi engellediğini, davacının dilekçesinde kendisinin evinin balkonunun davacının yerine tecavüz edildiğini iddia etse de bu konuyla ilgili … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2014 tarihli ve 2014/174 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına şeklinde karar verildiğini, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının binasının davacının taşınmazına yapmış olduğu 1.22 metrekarelik elatmanın önlenmesine, yıkım isteğinin reddine, yola elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı asil tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, taşınmaza ve yola yapılan eltamanın önlenmesi ve taşınmaza yapılan tecavüzlü kısmın kal’ine ilişkindir.
Somut olayda; dava konusu yer çaplı taşınmazdır. Çaplı taşınmaza elatılması durumunda iyiniyet iddiası dinlenemez. Davalının çaplı taşınmaza ölçüm yaptırarak kendi sınırları içinde bina ve eklentilerini yapması gerekir. Davacının daha önce yaptırmış olduğu ölçümlerde, davalının kullandığı alanın fazla olduğu iddiası da değerlendirilerek elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde kal isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir. Diğer yandan davacı yan davalının yol olarak kullanılan kısmın kullanımına engel olunduğunu iddia etmiş ise de tanık beyanlarına göre yol olarak gösterilen kısmın karayolları sınırları içinde kaldığı; davalının da davacının bu yolu kullanmasına engel olduğu belirtildiğine göre davalının yola yönelik müdahalesinin men’ine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenle, davacı …’un temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.