Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11333 E. 2019/9600 K. 28.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11333
KARAR NO : 2019/9600
KARAR TARİHİ : 28.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazineyi temsilen …t Mal Müdürü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, idari uygulamalar sonucu mülkiyeti Hazineye ait 588 ada 7 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan doğusu … Köy Tüzel Kişiliği, batısı 892 parsel kuzeyi … … mirasçıları zilyetliğindeki taşınmaz güneyi Hazineye ait taşınmaz ile çevrili tahmini 3 dönüm miktarındaki taşınmazın davacının zilyetliğinde bulunduğunu , önceki zilyedin ise 35 yılı aşkın süredir zilyetliğinin bulunduğunu, davacının bu nedenle 35 yılı aşkın süredir zilyetliğinin olduğunu, taşınmazın 1955-56 yıllarında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakıldığını, bu sürede ekilip biçildiğini ve 1975 li yıllarda önceki zilyedi tarafından davacıya verildiğini, davacının da taşınmazı biraz daha imar ihya ettiğini, 1955-1956 yılından bu tarafa zilyetliğin bulunduğunu, 1983 yılında idari yolla 1175 parsel olarak Hazine adına tescil edildiğini, yeni haliyle 588 ada 7 parseldeki bu kısmın tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine temsilcisi; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazı ……ı’nın imar ve ihya ederek 30-35 yıl kadar kullandığı ve ölümünden 10 yıl kadar önce de anılan taşınmazı davacı … Akça’ya sattığı ve davacının da buraya 2 katlı betonarme ev ile 1 katlı depo inşa ettiği, üzerine 30 adet meyve ağacı dikerek imar ve ihya ettiği ve 30-35 yıldır bu şekilde kullandığı, bilirkişilerin raporlarında taşınmazlar üzerinde devlet tarafından yapılan herhangi bir sulama kanalı, tesviye veya drenaj gibi çalışmaların bulunmadığını, özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğunu belirttikleri gibi dinlenen mahalli bilir kişi ve tanık beyanlarından da davacının burayı eklemeli zilyet olarak 1983 yılından geriye doğru yaklaşık 20-25 yıldır kullandığı ve TMK’nin 713 maddesinde aranan şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 2531,09 m2 lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazineyi temsilen …t Mal Müdürü tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava ; tapulama harici bırakılan ve daha sonra idari yolla Hazine adına tescil edilen taşınmazdaki eklemeli zilyetlik ve imar ihya hukuki sebeplerine dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; dava konusu 588 ada 7 parselin tapu kayıtları incelendiğinde , arsa vasfındaki taşınmaz 26.11.2007 tarihinde ifraz işlemi yoluyla tam hisse ile … Hazinesi adına kayıtlı olup Tapu Sicil Müdürlüğünden taşınmazın geldisi kayıtlar istenilmiş olup geldisi olan 1175 parselin tapu kaydının gönderildiği bildirilmiştir. 1175 parselin ise arsa vasfıyla 01.06.1983 tarihinde yeniden tam hisse ile … Hazinesi adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Kadastro Müdürlüğünden 08.07.2015 tarihinde gelen yazı cevabında ise dava konusu 588 ada 7 parselin içinde bulunan yerin kadastro çalışmaları esnasında tapulama harici (yamaç) olarak bırakılan yer olduğu bildirilmişse de hangi tarihte tapulama harici bırakıldığı bilgisi bulunmamaktadır. Ayrıca alınan bilirkişi raporlarında da pafta ozalitinden yaralanıldığı belirtilmiş olup memleket haritası ve hava fotoğraflarından yararlanılmadığı tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere; taşınmazın evveliyatı, kullanım süresi ile niteliğini ve varsa üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, Mahkemece hava fotoğraflarından yararlanılmamış ve keşif yerinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu bu yolla denetlenmemiş, dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni sorulmuşsa da kadastro tespit tarihi net olarak araştırılmamıştır.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma tarihi Kadastro Müdürlüğünden sorulmak suretiyle belirlenmeli, taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığı, imar planı kapsamında ise taşınmazın ilk olarak hangi tarihte imar kapsamına alındığı belirlenmeli, imar planının onay ve kesinleşme tarihleri ilgili belediye başkanlığından sorulmak suretiyle saptanmalı ve imar planının bir örneği dosya arasına getirtilmeli ve imar planı dava tarihinden önce kesinleşmiş ise bu tarihten, aksi halde dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının farklı dönemlerde çekilmiş en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Komutanlığından dosya arasına celp edilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, ziraatçi bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları arasında çelişki ortaya çıkması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, dava konusu taşınmazın sınırını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe imkan verir ve denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; … mühendisi bilirkişisinden, taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamında olduğunun anlaşılması halinde imar planının onay tarihinden önce, aksi halde dava tarihinden önce 3402 sayılı Yasa’nın 14. ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.