Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11429 E. 2018/18565 K. 13.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11429
KARAR NO : 2018/18565
KARAR TARİHİ : 13.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalıların bir kısmı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı, paydaşı olduğu 148 parsel sayılı taşınmazda 5 katlı 10 daireli bina bulunduğunu, bir kısım dairelerin davalılar tarafından mesken olarak kullanıldığını ileri sürerek elatmalarının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Dürdane ve Ahmet, daireleri taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca diğer davalı …’dan aldıklarını, Hasan’ın borcundan dolayı payının davacıya satıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların, taşınmazı üstün bir hakka dayanmadan kullandıkları gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 148 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yenileme işlemine tabi tutularak 850 ada 61 parsel sayılı taşınmaz olduğu, anılan taşınmazda davacının 1/48 pay sahibi olduğu, davalıların kayıttan veya mülkiyetten kaynaklı bir haklarının bulunmadığı, 1/48 payın önceki paydaş davalı …’a aitken icra takibi sonucu yapılan ihale ile davacının pay maliki olduğu, tarla niteliğindeki taşınmazda 5 katlı 10 daireli bina bulunduğu, dairelerin davalı … tarafından diğer davalılara ve dava dışı kişilere haricen satıldığı anlaşılmaktadır.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre bir kısım davalıların temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ne var ki; kat irtifakı veya kat mülkiyeti bulunmayan tarla niteliğindeki taşınmaza davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, davalıların kullandıkları daireler belirtilmek suretiyle elatmalarının önlenmesine karar verilmesi doğru değil ise de anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK 370/2).
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün 1. paragrafının (1-) … (Eski 148 Parsel) üzerindeki 34. Sokak No:10 adresindeki dava konusu binanın 5. katının ön cepheden bakıldığında sağ tarafta bulunan daireye Davalı …’ın Müdahalesinin Men’ine,), 2. paragrafının (2-) … Ada 61 Parsel (Eski 148 Parsel) üzerindeki 34. Sokak No:10 adresindeki dava konusu binanın 3. katının ön cepheden bakıldığında sol tarafta bulunan daireye Davalı …’nun Müdahalesinin Men’ine,), 3. paragrafının (3-) … 61 Parsel (Eski 148 Parsel) üzerindeki 34. Sokak No:10 adresindeki dava konusu binanın 4. katının ön cepheden bakıldığında sağ tarafta bulunan daireye Davalı …’ın Müdahalesinin Men’ine,) ve 4. paragrafının (4-) … 61 Parsel (Eski 148 Parsel) üzerindeki 34. Sokak No:10 adresindeki dava konusu binanın 1. katının ön cepheden bakıldığında sol tarafta bulunan daireye Davalı …’ın Müdahalesinin Men’ine,) karar metininden çıkarılarak yerine ” 1. Davalıların 850 ada 61 parsel sayılı taşınmaza elatmalarının önlenmesine, ” ibaresinin yazılmasına, temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, bir kısım davalıların temyizi üzerine, resen yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara iadesine, 13.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.