Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/11508 E. 2020/4182 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11508
KARAR NO : 2020/4182
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Antalya 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli ve 2016/810 Esas, 2017/215 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı alacaklı vekili; davalı Bankaya haciz ihbarnamesi gönderildiğini, Bankanın ihbarnameye itirazda bulunarak hesaptaki para üzerinde rehin, takas, mahsup hakları olduğunu ileri sürdüğünü açıklayarak, davalı üçüncü kişi Bankanın istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili; borçlu şirketin müvekkili Banka nezdindeki her türlü hak ve alacakları üzerinde müvekkili Bankanın rehin ve hapis hakkının bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ileride doğacak alacakların da rehnedilebileceği, bilirkişi raporuna göre borçlunun banka tarafından rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı ileri sürüldükten sonra hesabından serbestçe tasarruf edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı alacaklı vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/1630 Esas, 2016 Karar sayılı kararı ile; bilirkişi raporunda haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi ve dava tarihi itibariyle üçüncü kişinin alacağı bulunduğunun sabit olduğu, üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine karşı ileri sürdüğü itirazın hukuka ve üçüncü kişinin var olan rehin, hapis, takas ve mahsup hakkına uygun olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davacı alacaklı vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK’nin mad. 33).
Borçlunun üçüncü kişi bankadaki mevduat alacağı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bankadaki mevduat, menkul haczi gibi icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile haczedilebileceği gibi, İİK’nin 89. maddesine uygun olarak düzenlenen haciz ihbarnamesi ile de haczedilebilir. Bu takdirde İİK’nin 89. ve bunu izleyen maddelerde yazılı hukuki sonuçlar doğar.
İİK’nin 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişi bankanın, borçluya ait mevduat hesabı üzerinde rehin hakkının olduğunu ileri sürmesi, haciz ihbarnamesine itiraz niteliğinde olup, alacaklı İİK’nin 89/4. maddesi uyarınca üçüncü kişinin cevabının aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin İİK’nin 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir (HGK’nin 28.03.2012 tarihli ve 2011/12-849-242 sayılı kararı).
Üçüncü kişinin haciz müzekkeresine karşı mevduat hesabı üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi ise, İİK’nin 96/1 uyarınca istihkak iddiası niteliğinde olup, icra müdürünün istihkak prosedürünü düzenleyen İİK’nin 96-97 maddelerinde yazılı kurallara göre işlem yapması gerekir.
Somut olayda, borçlu şirketin hesaplarında bulunan paraların haczi için davalı üçüncü kişi Bankaya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği, Banka tarafından verilen cevapta, şube nezdinde bulunan borçluya ait hesap üzerine, kendilerinin rehin, hapis ve takas mahsup haklarından sonra gelmek kaydı ile haciz şerhinin işlendiği bildirilmiştir. Buna göre, İcra Müdürlüğünce, Bankaya gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi üzerine, Bankanın hesap üzerinde, rehin hakkını ileri sürmesi, haciz ihbarnamesine itiraz mahiyetinde olup, bu itirazın İİK’nin 89. maddesinde düzenlendiği şekilde çözümlenmesi gerekir.
Hal böyle olunca, davacı tarafından açılan istihkak davasının açıklanan nedenlerle reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.