Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/12187 E. 2019/7650 K. 17.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12187
KARAR NO : 2019/7650
KARAR TARİHİ : 17.09.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 05.04.2018 tarihli ve 2015/19342 Esas, 2018/10694 Karar sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişti. Davalı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı alacaklı vekili borçlu adresinde üçüncü kişi şirketin bulunduğunu, borçlunun işyerini alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak üçüncü kişiye devrettiğini, ayrıca devralanın alacak ve borçlardan da sorumlu olduğunu, haciz esnasında sunulan belgelerin başlı başına mülkiyetin üçüncü kişiye ait olduğunu ispatlayamadığını bu nedenle istihkak iddiasının reddi ile haczin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi borçlu ile aralarında muvazaalı devir bulunmadığını, işyerini devraldıklarını, ancak mahcuzları borçludan satın aldıklarını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece İİK’nin 97/a maddesi hükmüne göre bir taşınır malı elinde bulunduran kimsenin onun maliki sayılacağı hükmü uyarınca, üçüncü kişinin işyerinde, borçlunun eski işyerinde yapılan hacizde mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine kurularak, üçüncü kişinin karinenin aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin devamına karar verilerek, hüküm davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 05.04.2018 tarihli ve 2015/19342 Esas, 2018/10694 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece verilen kararın İİK’nin 363. maddesinde sayılan kararlar arasında olmadığından, temyiz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, davalı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
İİK’ye 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca … Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On milyon TL (10,00 TL)’yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
Buna göre hesaplama yapıldığında 01.01.2015 yılında İcra Mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için temyizin konusu 5.980,00 TL’nin üzerinde bulunmalıdır.
İİK’nin 363/1. maddesinin (7) nolu bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer verilen özel düzenlemeye göre İcra Mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır.
Somut olayda, temyiz konusu mahcuzların değeri 5.000,00 TL olup kesinlik sınırının altındadır.
Her ne kadar Dairemizce hükmün temyiz kabiliyeti bulunmadığından temyiz talebi reddedilmiş ise de, temyiz talebinin dava değerinin kesinlik sınırı altında kaldığından reddedilmesi gerektiği anlaşıldığından yukarıda açıklanan ret kararının kaldırılarak, Dairemiz kararının gerekçesi değiştirilerek temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile; Dairemizin 05.04.2018 tarihli ve 2015/19342 Esas, 2018/10694 Karar sayılı ret kararının kaldırılarak, yukarıda açıklanan gerekçeyle davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz talebinin reddine, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 17.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.