Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/12292 E. 2020/3437 K. 15.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12292
KARAR NO : 2020/3437
KARAR TARİHİ : 15.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Zilyetliğe Dayalı Tapu İptal Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, … ili …ilçesi, … köyü 6 pafta, 1444 parselde kayıtlı bulunan çalılık vasıflı taşınmazın gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sırasında, resmi kurum alanı olarak İlçe Müftülüğü adına tescil edildiğini, ilgili taşınmazın kadastro sırasında uygulanan tapu kaydı tarihinden geriye doğru yaklaşık 40 yıllık süre boyunca, müvekkilinin zilyetliğinde olup, düzenli olarak ekilip biçildiğini, davalı adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafından açılmış bulunan tapu iptali ve tescil davasının yersiz olduğunu, davada davalı olarak …İlçe Müftülüğünün gösterildiğini, taşınmazın 12/12/1972 esas 1972/53 karar sayılı ilamının gereği Hazine adına tescil edilmiş olup davacı tarafından bu yerin kullanılması nedeni ile her yıl Hazineye ecrimisil ödendiğini, yersiz açılan davanın reddine, davacının açtığı davanın husumetten reddi halinde Hazine adına taşınmazın tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; 1444 parsel sayılı taşınmazın malikinin Maliye Hazinesi olduğu, davacının bu durumu bilerek kullandığı arazi için ecrimisil ödediği, davacının söz konusu taşınmazın malikinin kim olduğunun belli olmadığı yönünde ki bir iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava; tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Somut olayda, dava tespit öncesi ve sonrası kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuki nedenine dayalı iddia ve tescile ilişkindir. Çekişme konusu 1444 parselin öncesi olan 881 parsel 17.02.1965 tarihinde yapılan tapulamada Hazine adına tespit edilmiş olup, 12.12.1972 tarihinde kesinleşerek tescil edilmiştir.
Tespit öncesi neden için 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Hak düşürücü süre tüm itiraz ve def’ilerden önce olup, resen göz önünde bulundurulur. Bu nedenle, tespit öncesi iptal ve tescil isteği yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olması gerekir. Davacının kadastro sonrası zilyetlik hukuki nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine gelince, tapu siciline kayıtlı taşınmazların zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Başka bir anlatımla, tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz üzerindeki zilyetliğin mülkiyetin kazanılması bakımından hukuki değeri yoktur. Sonuç olarak, tespit sonrası taşınmazın Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, zilyetlik yolu ile taşınmazın bu yönden de kazanma imkanı olamayacağı gözetilerek, davacının davasının bu nedenle reddine karar vermek gerekirken talep bulunmadığı halde malikin tapu kütüğünden anlaşılmayan koşulunun gerçekleşmesi gerekçesiyle red kararı verilmesi doğru değil ise de red kararı sonucu itibariyle doğru görüldüğünden HUMK’un 438/son maddesi uyarınca gerekçenin yazıldığı şekilde düzeltilmesine, hükmün düzeltilmiş haliyle onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı vekili tarafından temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenle gerekçesi değiştirilerek düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.