YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12349
KARAR NO : 2020/2836
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu, …Serisi 526 nolu bölmeye ilişkin olarak, 20.000 m2’lik alan için Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğüne semt sahası olarak kullanılmak üzere, vekil edeni idare tarafından 05.11.1987 tarihinde 49 yıllığına izin verildiğini, bu izin devam ederken davalı şirket tarafından taşınmazın 8073 m2’lik kısmında 1995 yılında beton boru üretimi amacıyla tesisler kurulduğunu, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğüne verilen izinin 21.05.2001 tarihinde iptal edildiğini, davalı şirketin kullanımının haksız olduğunu açıklayarak, 24.873,16 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı İdarenin dava konusu alanı, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğüne kiraladığını, bu nedenle herhangi bir talepte bulunamayacağını, belediye başkanı tarafından vekil edeni şirkete gösterilen küçük bir alanda büz üretimi yapıldığını ve 2000 yılında alanın terk edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 4.012,93 TL ecrimisilin dava tarihi olan 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava neticesinde Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiğine göre, davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi doğru olmamış ise de, bahsi geçen yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazının (2.) bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, hükmün 4. fıkrasından sonra gelmek üzere 5. fıkra altında “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, devam eden fıkranın 6. fıkra olarak devam ettirilmelerine, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.