Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/12412 E. 2018/18564 K. 13.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12412
KARAR NO : 2018/18564
KARAR TARİHİ : 13.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Yıkım ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı, maliki olduğu 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına yapı inşa etmek ve …… dikmek suretiyle davalılar tarafından müdahale edildiğini ileri sürerek yapıların yıkılmasına ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, temliken tescil savunmasında bulunup, yapıların toplulaştırma işlemi sonrasında tecavüzlü hale geldiğini belirtmiş, bir kısım davalılar ise taşınmazı kullanmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmazların toplulaştırma işleminden önce yapıldığı gerekçesiyle davalılar Ali ve Huriye bakımından davanın reddine, taşınmazı kullanmadıkları gerekçesiyle diğer davalılar hakkında pasif husumet yokluğundan davanın reddine, TMK.’nin 725. maddesinde yazılı koşullar gerçekleşmediğinden temliken tescil isteğinin reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2/5 payının davacıya ait olduğu, fen bilirkişisinin 19.11.2013 günlü raporu uyarınca ev ve dükkanın 127 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan dava konusu aynı ada 1 parsel sayılı taşınmaza evin 15m², dükkanın 4m² tecavüzlü olduğu, diğer evin ise tamamının 1 parselde kaldığı, 127 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının davalı … adına kayıtlı olduğu, davacının katılan davalı …’nin sanık olduğu …… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/367E – 2010/259K sayılı dosyasında davalı …’nin hakkı olmayan yere tecavüz suçundan yapılan yargılaması sonucunda yapıların toplulaştırma işlemi öncesi yapıldığı gerekçesiyle beraate karar verildiği, kararın derecattan geçerek onandığı, toplulaştırma işleminin 1996 yılında yapıldığı, davalıların ise yapıların 1982 yılında yapıldığını savunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez.
Şöyle ki, toplulaştırma işlemi öncesi çekişme konusu yapıların hangi parselde kaldığı araştırılmış değildir.
Hal böyle olunca, yapıların, toplulaştırma öncesi hangi parselde kaldığının tespit edilmesi, belirlenen taşınmazda davalıların kayıttan veya mülkiyetten kaynaklı bir haklarının bulunup bulunmadığının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden Kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.