Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/12532 E. 2018/18880 K. 20.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12532
KARAR NO : 2018/18880
KARAR TARİHİ : 20.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün …… yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin ……ya tabi olduğu anlaşılmış ve …… için 29/05/2018 …… günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. …… günü temyiz eden … geldi. karşı taraftan gelen olmadı. ……ya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra ……ya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadsine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar vekili, … 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/719 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 948 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın, ilk katının vekil edenlerinin murisi tarafından 1975 yılında, diğer 3 katının ise vekil edenleri tarafından yapıldığını belirterek bahsi geçen ……ların vekil edenlerine ait olduğunun tespitine ve beyanlar hanesine tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişiler tarafından rapora eklenen su abone kayıtları, …… Başkanlığından gelen beyannameler, davalı tanık beyanları ve bir kısım davalıların yemin beyanları ile dava konusu taşınmaz üzerine yapılan binanın ilk önce zemin katının daha sonrada sırayla diğer katların davacılar ve davalıların murisleri tarafından yapıldığı, davalıların bir kısmının evli olmaları nedeniyle kullanımının davacılarda olduğu, davacılar tarafından her bir dairenin inşası yaptırıldığına ilişkin kesin net ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm …… talepli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ……ın tespiti isteğine ilişkindir.
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 mad.). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 mad.). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay…… Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, ……tan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile …… şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. ……, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 maddeler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki ……ların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak ……ın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 Sayılı HMK 106/2 mad.) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 mad.)
Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda ……ın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda, davacılar, dava konusu 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binaya ilişkin tespit talebinde bulunmuş ve dava konusu taşınmaza ilişkin olarak … 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/719 Esasında devam eden ortaklığın giderilmesi davasının devam ettiğini belirtmişlerdir. Bahsi geçen dosyanın incelenmesinden, davanın 24/09/2014 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın 01/06/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. O halde; davacıların ……ın tespiti davasını açarken güncel hukuki yararı ortadan kalktığına göre mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın esastan reddi doğru değil ise de; redde ilişkin hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün gerekçesinin HUMK’un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle hükmün 1086 sayılı HUMK’nun 438/son fıkrası gereğince gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.