Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13011 E. 2018/19083 K. 22.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13011
KARAR NO : 2018/19083
KARAR TARİHİ : 22.11.2018

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını belirttiği 4508m2 yüzölçümündeki tapusuz taşınmazın 20 yılı aşkın süredir vekil edeninin zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın … 2. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan Eskioba göleti projesi kapsamında kamulaştırma alanında kaldığını ileri sürerek, davalı kurum tarafından ölçüleri, özellikleri ve değerleri tutanakla belirlenen yapılar ile türleri ve yaşları yazılı ağaçların zilyetliğinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı DSİ 2. Bölge Müdürlüğü vekili, dava konusu yere ilişkin henüz kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Sulh Hukuk Mahkemesinin … Esas 2014/942 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine süresinde dosya gönderilen Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın kabulü ile … gölet ve sulama inşaatı malzeme depo sahası içerisinde bulunan toplam 31.590,00TL tutarında ziraat mühendisi raporunda sayı ve özelliklerini belirttiği çeşitli meyve, ceviz, zeytin ağaçlarının, inşaat bilirkişi rapor ve krokisinde ebat ve özelliklerini belirttiği binaların bulunduğu yerin, binaların ve ağaçların malik sıfatıyla zilyetliğinin davacıda olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı DSİ 2. Bölge Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kamulaştırma sahasında kalan muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacı tarafın dava dilekçesinde, davaya konu tapusuz taşınmazı 25.11.1991 tarihli köy senedi ile teslim aldığını belirterek istemde bulunduğu, Mahkemece de , … gölet ve sulama inşaatı malzeme depo sahası içinde bulunan ve tapusuz alan üzerinde davacının evi ve ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın devralındığı 1991 yılından tutanak tarihine kadar davacının zilyetliğini sürdürdüğü kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Ne var ki, Dairemizin 12.4.2018 tarih … Esas, 2018/11253 Karar sayılı geri çevirme kararı sonrası dosya arasına alınan bilgi ve belgelerden, davaya konu yerin “… , … Göleti Projesi” kapsamında kaldığı ve depo sahası olarak gösterildiği, taşınmazın 1214 parsel sayılı taşınmaz içerisinde b5 harfi ile gösterilen alanda bulunduğu, 1214 parsel sayılı taşınmazın … Kadastro Mahkemesi’nin … Esas sayılı dosyası ile davalı olduğu belirtilerek ve malik hanesine davalıdır yazılarak tapuya tescilinin yapıldığı anlaşılmıştır.
3402 sayılı Kanun’un 27/1. maddesi hükmüne göre, “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar kadastro mahkemesine re’sen devrolunur.” Aynı Kanun’un 26/son maddesi hükmüne göre de; “Kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar.” Dava konusu taşınmazın … Kadastro Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasında davalı olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de, kural olarak taşınmaz üzerindeki muhdesatın tespiti davalarında husumetin muhdesatın bulunduğu taşınmaz maliki ya da maliklerine yöneltilmesi zorunludur. Davacı dava dilekçesinde taşınmaz maliki olmayan, kamulaştırma işlemini yapan … 2. Bölge Müdürlüğünü hasım göstererek dava açmıştır. Aleyhine dava açılan … 2. Bölge Müdürlüğü taşınmazın maliki olmadığı gibi, davanın açılmasına sebep olacak bir eylemde de bulunmadığından davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı DSİ 2. Bölge Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.