Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13501 E. 2019/7189 K. 09.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13501
KARAR NO : 2019/7189
KARAR TARİHİ : 09.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18/01/2018 tarihli ve 2018/27 Esas, 2018/402 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, … 3. İcra Müdürlüğünün 2008/7 sayılı ortaklığın giderilmesi satış dosyasından paydaşı olduğu dava konusu 451 parsel sayılı taşınmazı üzerindeki bina ile birlikte 04.07.2011 tarihinde yapılan ihale neticesinde satın aldığını, daha önce taşınmazda paydaş olan dava dışı ……’ndan taşınmaz üzerindeki binayı kiralayan davalı tarafından açılan ihalenin feshi davasının reddedilip kesinleştiğini, ihale tarihi olan 04.07.2011’den, taşınmazın tahliye edildiği 02.05.2013 tarihine kadar taşınmazı davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullandığını ve herhangi bir bedel de ödemediğini, davalı ile …… arasındaki sözleşmenin de kabulünün mümkün olmadığını, kira sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, bu nedenle davalı hakkında ecrimisil alacağının tahsili için icra takibi yaptığını, ancak takibe haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, ihalenin feshi davası süresince taşınmazı üzerindeki binayla birlikte önceki paydaşlardan …ile yapılan geçerli kira sözleşmesine istinaden kullandığını, muvazaanın söz konusu olmadığını, kira bedellerini binayı yapan ve kiraya veren paydaş dava dışı ……’na ödediğini, istenen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının ihalenin feshi davası açmakta kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, davalının ihalenin kesinleştiği tarihe kadar tazminattan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2018/27 Esas ve 2018/402 Karar sayılı ilamı ile davacının 04.07.2011 tarihinde yapılan ihale ile kayden tamamına malik olduğu çekişme konusu 451 parsel sayılı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın elattığı ileri sürülerek ecrimisil istemiyle davayı açtığı, davalının taşınmazı kiracı sıfatıyla kullandığı kira bedellerini kiralayan daha önceki paydaş …’a ödediği savunmasında bulunduğu anlaşıldığından iyiniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gözetilerek ecrimisile hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamına karşı davalı vekili süresinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava; haksız işgal nedeniyle ecrimisil alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteğine ilişkindir.
Dava konusu 451 parsel tarla vasfında olup tapu kaydı incelendiğinde dava dışı Hatice Uysal’ın 318/3674, dava dışı ……’nun 130/3674, davacı …’nın ise 3226/3674 hissesi bulunmakta olup dava dışı …… tarafından dava konusu taşınmaz üzerine bina inşa edilmiş ve bu bina dava dışı …… tarafından davalıya kiraya verilmek suretiyle kullanılmıştır. Malikler arasında görülen ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmaz ihaleye çıkarılmış ve davacıya 04.07.2011 tarihinde ihale edilmiş olup önceki maliklerden ……’ndan taşınmaz üzerindeki binayı kiralayan davalı tarafından 08.07.2011 tarihinde ihalenin feshi davası açılması, 20.12.2011 tarihinde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddedilmesi ve derecattan geçerek 21.03.2013 tarihinde kesinleşmesi sonrasında 07.08.2013 tarihinde taşınmaz davacı … adına tam hisse ile kaydedilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere dava konusu taşınmaza ilişkin 03.10.2003 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davası 09.03.2006 tarihinde ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararı üzerine derecattan geçerek 04.04.2007 tarihinde kesinleşmiş olup davacıya 04.07.2011 tarihinde ihale edilmiş ve davalı tarafından süresi içerisinde açılan ihalenin feshi davasında davacı tarafından davalının ……’nun kiracısı olduğu kabul edilmiş yine bu dosyada sunulan 16.08.2011 tarihli dilekçe ile ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza edileceğine icra dairesinin karar vereceği ,taşınmazın mülkiyetinin alıcıya geçmesine rağmen taşınmazda kiracı olan davalının kira bedellerini artık eski malike değil yeni malike ödemesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacı; 27.09.2011 tarihinde de davalıya çektiği ihtar ile davalının dava konusu 451 parselde kiracı olarak bulunduğunu, davalının 04.07.2011 tarihinde taşınmazın davacıya satıldığını bildiğini, çünkü davalı şirket tarafından … Sulh Hukuk Mahkemesinde ihalenin feshi davası açtığını, İİK’nin 134. maddesi gereğince ihale tarihinde mülkiyetin davacı alıcıya geçtiğini, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile mülkiyet hakkının tabii sonucu olarak ihale tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek kira bedellerinin davacıya veya satışı yapan İcra Müdürlüğü dosyasına ödenmesi gerektiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle 04.07.2011 ihale tarihinden itibaren işlemiş ve bundan sonra işleyecek aylık kira bedellerinin 7 gün içinde davacıya veya satış dosyasına yatırılmasını, kira sözleşmesi hakkında bilgi verilmesini aylık kira bedellerinin başkalarına veya başka yerlere ödenmesi halinde tekrar davacıya ödemek zorunda kalacağını, birikmiş ve bundan sonra işleyecek aylık kira bedellerinin davacı adına yatırılmaması halinde davalının sorumlu olacağını ve yasal yollara başvurulacağını ihtar etmiştir.İhtar 28.09.2011 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Bunun üzerine, davalı (kiracı) tarafça 10.10.2011 tarihinde … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011 /225 D.iş dosya ile davacı … taraf gösterilmek suretiyle ve 01.04.2011 tarihinde eski malik …… ile ihaleden önce yapılan 3 yıllık kira sözleşmesine dayanarak ihalenin feshi davası süresince işleyen ve işleyecek kira bedelleri için tevdi mahalli belirlenmesi talep edilmiştir. Mahkemece 11.10.2011 tarihli karar ile tevdi mahalli belirlenmiştir. Karar … vekiline bizzat tebliğ edilmiş ve herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Davacı tarafından 09.07.2013 tarihinde davalı aleyhine 04.07.2011- 02.05.2013 tarihine kadar taşınmazın davalı tarafından kötüniyetle kullanılması nedeniyle 55000 TL ecrimisil bedeli ve 5617,60 TL işlemiş faizi ile toplam 60617,60 TL tutarında ilamsız takip başlatılmıştır. Davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takip durdurulmuştur.
Bilindiği üzere ecrmisil, malik olmayan kötü niyetli işgalcinin, zilyet olmayan malike ödemekle sorumlu olduğu bir tazminattır. TMK’nin 995.maddesinde ve 08/03/1950 tarihli ve 22/4 sayılı YİB kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyiniyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından doğan zararları tazmin ile yükümlüdür.
Somut olaya gelince; davacı tarafından her ne kadar davalının kötüniyetli olarak taşınmazı işgal ettiğinden bahisle ecrimisil talepli ilamsız icra takibi başlatılmış davacı tarafından kira sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddia edilmiş ve davalı tarafça kira bedellerinin açıkça eski malike ödendiği dava esnasında beyan edilmişse de ihale tarihinden sonra taraflar arasında az yukarıda ayrıntılı şekilde belirtilen safahat dikkate alındığında davacı tarafından davalı ile dava dışı …… arasındaki kira sözleşmesi gerek ihalenin feshi davasında vermiş olduğu dilekçe ile, gerek davalıya çekilen ihtar ile gerekse davalı tarafından tevdi mahalli belirlenmesine ilişkin açılmış davaya itiraz edilmeyerek kabul edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 310. maddesinde “ Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebebple el değiştirise, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur.” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda davacı tarafça davalının kiracı olduğu kabul edildiğine ve kira ilişkisi de tanındığına göre ancak ihale tarihinden itibaren kira alacağı isteyebileceği, ecrimisil isteyemeyeceğinin kabulü gerekmekte olup davalının takibe itirazının haklı olduğu gözetilerek bu gerekçe ile mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de hüküm sonucu itibariyle doğru olup gerekçenin düzeltilerek yerel mahkeme kararının onanması gerekmektedir. Bu nedenle Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2018/27 Esas ve 2018/402 Karar sayılı ilamındaki bozma gerekçeleri yerinde olmayıp, az yukarıda açıklanan gerekçelerle yerel mahkeme kararının onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmakla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2018/27 Esas ve 2018/402 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 1086 sayılı HUMK’un 438/son fıkrası gereğince gerekçesi değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.