Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13834 E. 2020/1196 K. 11.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13834
KARAR NO : 2020/1196
KARAR TARİHİ : 11.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptal Ve Terkin, Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda … Valiliğince … Gölü kıyı kenar çizgisi tespit çalışması yapıldığını ve tespit edilen kıyı çizgisinin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 14.3.2011 tarihinde onandığını, dava konusu taşınmazların bir kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını açıklayarak, taşınmazların kıyı içinde kalan kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile terkinine, davalının elatmasının önlenmesine ve taşınmaz üzerindeki binaların ve ağaçların kal’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın, yapılan araştırma ve incelemenin, karara esas alınan bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığı gerekçesi ile Dairenin 19.4.2016 tarihli ve 2016/5155 Esas, 2016/7133 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu’nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini, elatmanın önlenmesi ve kal isteklerine ilişkindir.
1.Davalı vekilinin 1, 2 ve 6 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya arasında bulanan 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarından, taşınmazın, davalı … adına kayıtlı iken dava tarihinden önce dava dışı …’ya satıldığının ve eldeki davada … aleyhine usulü dairesinde açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılmasına göre 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken bu parsel yönünden de kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3.Davalı vekilinin 4.12.2018 havale tarihli maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinin incelenmesinde ise; az yukarıda açıklandığı üzere, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 2015/174 Esas, 2015/357 Karar sayılı hükmün, Dairenin 19.4.2016 tarihli ve 2016/5155 Esas, 2016/7133 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, Harçlar Kanununa göre peşin harcın yatırana iadesi gerekirken maddi yanılgı sonucu bu konuda herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla, Dairenin 19.4.2016 tarihli ve 2016/5155 Esas, 2016/7133 Karar sayılı bozma ilamına yazılması unutulan “temyiz eden tarafından peşin yatırılan 29,20 TL harcın istek halinde davalıya iadesine” ifadesinin eklenmesine, maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin 1, 2 ve 6 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak hükme yönelen temyiz itirazları yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün ONANMASINA, davalı vekilinin 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak hükme yönelen temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talebinin yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenle kabulüyle Dairenin 19.4.2016 tarihli ve 2016/5155 Esas, 2016/7133 Karar sayılı bozma ilamının sonuç kısmına “temyiz eden tarafından peşin yatırılan 29,20 TL harcın istek halinde davalıya iadesine” ifadesinin eklenmesine, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 11.2.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.