YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1389
KARAR NO : 2019/7587
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 11/09/2017 tarihli ve 2017/13421 Esas, 2017/10337 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi, müvekkiline ait işyerinde müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini, istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borçluya ödeme emrinin, haciz adresi dışında başka bir adreste tebliğ edildiği, borcun doğum tarihinden önce haciz yapılan işyerinin davacının sevk idaresinde olduğu, mahcuzların borçluya aidiyetini kabule elverişli herhangi bir kanıt bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 11.09.2017 tarihli ve 2017/13421 Esas, 2017/10337 Karar sayılı ilamı ile Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından verilen bilgiler ve yaptırılan kolluk araştırması sonuçları birlikte değerlendirildiğinde, haciz tarihi itibariyle davacı 3. kişi ile takip borçlusunun ortağı ve müdürü olduğu şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiği, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafından sunulan borcun doğumundan sonraki tarihleri taşıyan ve ayırt edici niteliği bulunmayan faturalar ise karinenin aksini ispata yeterli olmadığından ispat olunamayan davanın reddine karar vermek gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı üçüncü kişi tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış olup, haciz sırasında borçlu adına belge bulunmamıştır. Her ne kadar, davacı üçüncü kişi borçlunun yengesi ise de, 18.4.2012 tarihli yoklama fişine göre, haciz yapılan işyerinin öncesinde borçlunun kardeşi Süleyman… tarafından işletildiği, sonrasında da davacı üçüncü kişiye devredildiği belirtilmiştir. 12.06.2017 tarihinde yapılan kolluk araştırması sonucuna göre de, haciz adresinin son 6-7 yıldır davacı üçüncü kişi … ve eşi …… tarafından işletildiği doğrulanmıştır. Ne var ki, anılan kolluk araştırmasında ticaret sicil kayıtlarına göre haciz yapılan adreste 2007 ila 2014 yılları arasında takip borçlusu … ve… ortak olduğu,… İnşaat ve Tekstil Şirketinin bulunduğu bildirilmiş ise de, dosyada yer alan ticaret sicil kayıtlarına göre, takip borçlusu …’nın… İnşaat Turizm Tekstil Ltd. Şti’nde ortaklığının bulunduğu ve şirketin 24.01.2007 – 24.10.2014 tarihleri arasında faaliyet gösterdiğine dair bilgiler doğru olmakla birlikte anılan şirket “Konaklı Kasabası Merkez Mah. Jnadarma Komutanlığı karşısı …” adresinde faaliyet göstermiştir. Bu durumda, dosya kapsamında yer alan, ticaret sicil kaydı ve vergi kayıtlarına göre, borçlu veya borçlunun ortağı olduğu…. İnşaat ve Tekstil Şirketi haciz yapılan adreste faaliyette bulunmamıştır. Buna göre, mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK mad. 96 gereğince üçüncü kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekirken, alacaklı tarafın dayandığı vergi kayıtları, kolluk araştırma tutanağı karinenin aksini ispata yeterli görülmemiştir. Bu nedenle, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 11.09.2017 tarihli ve 2017/13421 Esas, 2017/10337 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 11.09.2017 tarihli ve 2017/13421 Esas, 2017/10337 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 364,20 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 17.9.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.