Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/14124 E. 2019/8075 K. 25.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14124
KARAR NO : 2019/8075
KARAR TARİHİ : 25.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, tarafların ortak murisi aleyhine ecrimisil alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, mirası reddetmemiş davacıların kesinleşen icra takiplerinden sorumlu olduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece,… 1. İcra Müdürlüğünün 2012/2999 ve 2013/351 Esas sayılı dosyaları ile yürütülen takibe konu ecrimisil borcundan dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların … 10. İcra Müdürlüğünün 2012/13248 Esas (eski no: 2009/7645 Esas) sayılı dosyasına ilişkin davalarının reddine, davacıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince ;
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 30194 ada 9 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında paylı mülkiyet üzere, 31423 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile 261 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ise taraflar ile tarafların murisi …arasında elbirliği mülkiyet üzere kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
… tarafından …ve … aleyhine 22/01/2008 tarihinde açılan ecrimisil alacağı davasında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/29 Esas ve 2008/104 Karar sayılı, 25/03/2008 tarihli ilamı ile davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalı …yönünden davanın kısmen kabulü ile 8.462,00 TL ecrimisil alacağının tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
23/12/2009 ve 24/12/2009 tarihlerinde, …tarafından dava konusu taşınmazlardaki miras hisselerinin …’a satış suretiyle devri üzerine … tarafından 04/02/2011 tarihinde …ve … aleyhine tasarrufun iptali davası açılarak … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/48 Esas ve 2012/250 Karar sayılı, 31/05/2012 tarihli ilamı ile tasarrufun iptaline karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek 12.02.2009 tarihinde kesinleştiği açıktır.
Muris …19.12.2013 tarihinde vefat ederek geriye tarafları mirasçı bırakmıştır.
… 10. İcra Müdürlüğünün 2012/13248 sayılı icra dosyası ile davalı alacaklı … tarafından … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/29 Esas ve 2008/104 Karar sayılı ilamı emsal alınarak, tarafların murisi …aleyhine 22/04/2009 tarihinde başlatılan icra takibi ile 18/03/1999 ila 18/03/2003 tarihleri arasına ait toplam 8.461,00 TL ecrimisil alacağının , yine tarafları aynı olan… 1. İcra Müdürlüğünün 2012/2929 sayılı icra dosyası ile 18/03/2002 ile 20/11/2012 tarihleri arasına ait toplam 100.000,00 TL ecrimisil alacağının ,yine tarafları aynı olan… 1. İcra Müdürlüğünün 2013/351 sayılı icra dosyası ile 18/03/2012 vade tarihli toplam 250.000,00 TL ecrimisil alacağının talep edildiği, ödeme emirlerinin….’ın vefatından sonra davacılara tebliğ edilmesi üzerine davacıların ödeme emirlerine itiraz ederek icra takibini durdukları anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 Esas, 2002/114 Karar sayılı ilamı).
Somut olaya gelince; Her ne kadar davalı alacaklı, diğer mirasçı … tarafından açılan ecrimisil alacağına ilişkin ilamı emsal alarak icra takiplerini başlatmış ise de her ilam yalnız ilgili ilamın tarafları hakkında hüküm doğurur. Bu nedenle … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/29 Esas ve 2008/104 Karar sayılı, 25/03/2008 tarihli ilamının davalı alacaklı yönünden intifadan men şartını sağladığı düşünülemez.
Hal böyle olunca; Mahkemece ,yukarıda yazılı ilkeler dikkate alınarak dava konusu taşınmazların her biri yönünden ayrı ayrı intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği, intifadan men koşulu gerçekleşmiş ise her bir taşınmazın getirebileceği ecrimisil bedeli araştırılarak sonucuna göre … 10. İcra Müdürlüğünün 2012/13248 sayılı icra dosyasında davacıların borçlu olup olmadıklarının tespiti gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde anılan dosya yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 5.977,12 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 17.931,12 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına, 25.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.