YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14220
KARAR NO : 2021/1829
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal Ve Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin ½ pay ile maliki olduğu dava konusu 4505 ada 199 ve 200 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden davalının yol açtığını, müvekkilinin yolu kapatmak istemesi üzerine, davalının başvurusu üzerine … Kaymakamlığı’nın 23.11.2015 tarihli ve 2015/16 sayılı kararı ile yolun tekrar açıldığını belirterek, davalının el atmasının önlenmesini, yapıların kalini, müvekkiline ait araziye verilen zararın tespiti ile yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu edilen yolun 1974 yılından beri kullanıldığını, davacının yolu kapattırması üzerine kendisinin Kaymakamlığa başvurduğunu ve Kaymakamlığın tahsis ettiği iş makineleriyle yolun tekrar açıldığını, ancak eskisi gibi olmadığını, sürecin daha fazla uzamaması için başka bir yol açtıklarını ve davacının taşınmazını kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat isteğine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından, davalı tarafından yapılan başvuru üzerine Kaymakamlık tarafından davacı tarafın müdahalesinin menine karar verildiği, ilgili kararın ise 27.11.2015 tarihinde infaz edildiği, bunun üzerine davacı tarafça eldeki davanın açıldığı ve davanın mülkiyetinde bulunan taşınmazlara öncesinde yolaçmak suretiyle müdahalede bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Buna göre, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği açık olduğundan yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi gerekmekte ise de, bu husus tekrar yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile; hüküm fıkrasının 2. bendinde “davacıdan” bölümünün çıkartılarak yerine, “davalıdan” yazılmasına, 3 bendin hükümden çıkartılarak yerine, “3.Davacının yaptığı, tebligat ücreti olarak sarfedilen 44 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” bendinin yazılmasına, ayrıca hükme 5. bent olarak “davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.800 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” bendinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.