Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/14470 E. 2020/3452 K. 15.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14470
KARAR NO : 2020/3452
KARAR TARİHİ : 15.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı; 545 ada (380), 113 parsel üzerinde yer alan binanın zemin kat dükkanlarının (ardiye, kantar ofisi, depo ve eklentilerinin) davalılar tarafından işyeri olarak kullanıldığını, 216 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının tel çitle çevrildiğini ve öte yandan davalı …’ün bağımsız maliki olduğu ve halı saha olarak işlettiği komşu 115 parseli 113 parsele taşkın kullandığını, 113 parselin bir kısmının halı saha ve halı sahanın devamı niteliğinde sundurma, çay ocağı ve kafeterya olarak kullandığını, davalıların gerek bizzat kullanmak gerekse ihracatçı firmalara sezonluk kiralamak suretiyle gelir elde ettiklerini, kullanımına engel oldukları gibi payına isabet eden gelirden de pay vermediklerini ileri sürerek eldeki davayı açmış, yargılama sırasında davalılardan … ve … hakkındaki davadan feragat etmiş, diğer davalı … bakımından da keşfen belirlenen değer üzerinden talebini arttırmıştır.
Davalı … ise; intifadan men koşulunun gerçekleşmediği, ecrimisil isteğinin dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalılardan … ve … hakkındaki davanın feragat nedeniyle, davalı … hakkındaki davanın ise intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından davalı … hakkında kurulan hüküm bakımından temyiz edilmesi üzerine 1. Hukuk Dairesi’nin 06.03.2014 tarihli ve 2013/17689 Esas, 2014/5094 Karar sayılı ilamıyla davacı tarafın 545 ada (380), 113 parsel bakımından temyiz itirazı “… davalı …’in hukuki semere elde ettiği ve intifadan men aranmayacağı, çekişmeli taşınmazlardan 113 parselde davalı … tarafından işletildiği anlaşılan halı saha ve bu işletme kapsamında kullanılan sundurma, çay bahçesi, iki katlı binanın zemin katındaki kafeterya, soyunma odası- duş, büro, wc ve ihracaatçı firmalara kiralanan depodan elde edilen hukuki semereden, müştereken ve elbirliği halinde malik olan davacının payına isabet edecek ecrimisilin karar altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması yerinde değildir” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak devam eden yargımla neticesinde davalı … yönünden davanın kabulüne; diğer davalılar Özlem ve Sadettin yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 545 (380) ada 113 parselde davacı ve tarafların ortak murisi Mehmet’in paydaş olduğu, davaya konu 545 (380) ada 113 parsel sayılı taşınmaz üzerinde iki katlı betonarme binanın yer aldığı, bir bölümünün ise davalılardan … adına kayıtlı komşu 115 parsel sayılı taşınmazdaki halı saha ile bir bütün olarak çay ocağı olarak kullanıldığı, kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulu olmayan iki katlı betonarme binanın zemin katındaki dükkanların ardiye, kantar ofisi, depo, depo eklentisi, soyunma- duş odası, kafeterya, büro ve wc olarak kullanıldığı, üst katında ise kaba inşaat halinde 4 adet daire bulunduğu, diğer dava konusu 216 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın ise boş arsa vasfında olduğu görülmektedir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ancak, bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda Yargıtay ve Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına uygun düşmeyen rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira paraları araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek resen emsal araştırılmalı, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenmeli ve sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; hükme dayanak olan raporda; dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için hesap yapılmış ve her bir bölüm için nasıl ve neye göre belirlendiği belli olmayan bir miktar belirlenip 5 ile çarpılmak suretiyle toplam ecrimisil bedeli belirlenmiştir. Oysa ki; az yukarıda belirtilen ilke ve usuller uyarınca, davalı … tarafından kullanıldığı belirlenen 113 parseldeki yerlerin durumuna göre ilk dönem ecrimisil bedeli belirlenip, buna endeks uygulanarak ilerleyen dönemler ecrimisil bedeli tespit edilerek davacının payına tekabül eden miktarın belirlenmesi gerekirken, Daire ve Yargıtay içtihatlarına aykırı rapor ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.