YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14657
KARAR NO : 2021/1925
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2018/25 Esas, 2018/39 Karar sayılı kararıyla davanın görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin 1 parseldeki 6 numaralı meskeni 22.08.2014 tarihinde satın aldığını, önceki maliki tarafından davalıya kiraya verildiğini, aylık kiranın 800,00 TL olduğunu öğrendiklerini, Antalya 5. Noterliğince düzenlenen 23.01.2015 tarihli ihtarname ile davalıya tebliğ yapılarak taşınmazın kendisine ait olduğunu, kiracı olarak oturmaya devam etmek istenilmesi halinde aylık 800,00 TL kira bedelinin kendilerine ödenmesini, aksi takdirde tahliye ve ecrimisil davası açılacağının bildirildiğini, davalının işgalci konumunda olduğunu açıklayarak, 6 bağımsız bölüm numaralı meskenden tahliyesi ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, ihtarnamenin tebliğ edildiği 28.01.2015 tarihinden itibaren belirlenen aylık ecrimisil bedeline yasal faiz uygulanmak suretiyle şimdilik 10.400,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebi esastan reddedilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinde, davacı tarafça açılan davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-a.3 maddesinde, mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması halinde bölge adliye mahkemesi tarafından davanın esası incelenmeden dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği; aynı şekilde 362/(1)-c maddesinde de, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 23/2. maddesinde ise, bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar, hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler, amacına uygun olarak yorumlandığında, HMK’nin bölge adliye mahkemelerine ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisine ilişkin olarak kesin nitelikte karar verme ve uyuşmazlık çıkması halinde kesin olarak çözümleyen karar verme yetkisi tanıdığı, buna göre anılan Kanun ile görev hususunun en geç bölge adliye mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, HMK’nin 355. maddesi kapsamında görev hususunu inceleyen bölge adliye mahkemesi kararına karşı özellikle HMK’nin 362/(1)-c maddesi karşısında temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmalıdır.
Diğer taraftan, 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7251 sayılı Kanun’la, ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkiye ilişkin kararları ile ilgili olarak 6100 sayılı Kanun’un 362. maddesinin (c) bendi değiştirilmiş, hüküm “Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar” şeklinde daha açık hale getirilmiş, bu husustaki tereddütler de giderilmiştir. Yine 362. maddeye bir fıkra eklenerek, “353. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı” hüküm altına alınmış, eklenen bu fıkra ile 353. madde hükmü arasında da uyum sağlanmıştır.
Somut olayda; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi ile açılan davada verilen görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verildiğine göre, İlk Derece Mahkemesinin göreve ilişkin kararını istinaf başvurusu üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK’nin 362/(1)-c maddesi gereği kesin nitelikte olup, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığından, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, her ne kadar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine ilişkin 2018/673 Esas, 2018/677 Karar sayılı kararı temyiz yasa yolu açık olarak vermiş ise de 6100 sayılı HMK’nin 362/(1)-c maddesi uyarınca temyizi kabil bir karar olmadığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, HMK’nin 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.