YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15028
KARAR NO : 2021/962
KARAR TARİHİ : 08.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
A R A R
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, dava konusu 287 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payın 3 kardeş birlikte alındığını, üzerinde bulunan evde uzun yıllardır davalının oturduğunu, kendisine ihtarname gönderildiğini belirterek, elatmanın önlenmesini ve dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil talep etmiş, birleşen davada ise 2011-2012 yılları için ecrimisil talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ve kardeşlerinin payı birlikte aldıklarını, davalının evi olmadığı için evin ona verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamında, paydaşlar arası elatma ve ecrimisil davaları yönünden araştırma yapılması gerektiğini belirtmiş, Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamında davacının münhasıran davalının kullandığı eve ilişkin dava açtığını, fiili kullanımın oluşmadığını, ihtarname tarihine kadar davalının muvafakate dayalı olarak kullandığını, davacının kullanabileceği bölüm olmadığından payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi ve mükerrer olmamak üzere 20.12.2010-18.01.2011 ile 18.01.2011-23.01.2012 tarihleri için ecrimisile hükmedilmesi gerektiğini belirtmiş, Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kural olarak, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini isteyebilir.
Ecrimisil, ise bir para alacağı olup bölünebilir nitelikte olduğundan elbirliği halinde maliklerden birisinin de ecrimisil isteyebileceği kuşkusuzdur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 688. maddesinde; “Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır. Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir.” 693/1. maddesinde ise “Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.” düzenlemesi yer almıştır. Her paydaş, bölünebilir olması nedeniyle kendi payı oranında ecrimisil isteğinde bulunabilir.
Somut olayda, dosya içerisinde bulunan tapu kaydına göre, dava konusu 287 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacının 8400/229920, davalının murisi …’in ise 3724/229920 payı olup davalının bu payda mirasen dörtte bir hakkı vardır. Mahkemece, davacının tapudaki pay oranı dikkate alınmadan 2/3 payı olduğundan bahisle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine ve 35,90 TL peşin harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 23,40 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.