YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15082
KARAR NO : 2021/2241
KARAR TARİHİ : 11.03.2021
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.09.2017 tarihli ve 2016/322 Esas, 2017/353 Karar sayılı kararıyla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun davalı yönünden reddine dava yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeni ile davalının 05.01.2014 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile boşandıklarını, dava konusu 7 nolu bağımsız bölümün vekil edenine ait olduğunu ve davalının bahsi geçen taşınmazı kullandığını, taşınmazı boşaltması için ihtar çektiklerini davalının 13.05.2016 tarihli cevabi ihtarında taşınmazı boşaltmayacağını, mal paylaşım davası kesinleşince boşaltacağını ayrıca 14.05.2016 tarihinde uçak bileti olduğunu ve gelini doğum yapacağı için yurt dışına gideceğini ifade ettiğini belirterek, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar müvekkili cevabi ihtarında boşaltmayacağını beyan etmiş ise de, 14.05.2016 tarihinde eşyalarını alıp meskeni boşaltıp gittiğini evde müşterek oğullarının eşyasının olduğunu, vekil edeninin herhangi bir eşyası olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın dava açıldıktan sonra boşaltıldığı kabul edilerek karar verilmesine yer olmadığına ancak davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderinin davalı tarafa yüklenmesine ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş, taraf vekillerince karar istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu bağımsız bölümün halen davalının kullanımında olduğu, davalı tarafından tahliye edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin başvurusunun reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu mesken nitelikli 7 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Keşifte davalı kardeşi …’ı ve davacı ile müşterek oğlu olan …’ı tanık olarak dinletmiştir. Tanık …, dava konusu taşınmazı yaklaşık beş yıldan beri davalı ile oğlu …’nin birlikte kullandıklarını, davalının şuan Almanya’da olduğunu ve Türkiye’ye gelince burada kaldığını belirtmiştir. Davalının diğer tanığı olan oğlu … ise evlenince dava konusu eve geçtiğini, o tarihten beri de bu evde kendisinin oturduğunu, davalı annesinin sadece geldiğinde misafiri olarak bu evde kaldığını, şuan evde bulunan eşyaların kendisine ve eşine ait olduğunu davalı annesinin herhangi bir eşyasının olmadığını belirtmiştir. Görüldüğü üzere davalının dinlenen iki tanığı arasında çelişki bulunduğu halde, bu çelişki giderilmeden karar verilmiştir. O halde Mahkemece, davalının tanıkları arasındaki çelişki giderilerek, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu da gözetilerek davalının dava tarihinde müdahalesinin bulunup bulunmadığı hususunun netleştirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi