YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15182
KARAR NO : 2019/7817
KARAR TARİHİ : 19.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, vekil edenlerinin 4 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, davalının ise babasının payına istinaden dava konusu taşınmazda kaçak yapı yaptığını, taşınmazın tamamına haksız olarak el koymak suretiyle gelir elde ettiğini açıklayarak 15.060 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu parseldeki 470 m2 binanın davacılardan … ve … tarafından kullanıldığını, diğer davacı …’un da kullanımına uygun alan bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 12.519 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olayda, gerek davacıların beyanlarından gerekse dosya kapsamındaki belgelerden, dava konusu taşınmazda, davacılardan … ile …’a ait gecekondunun bulunduğu anlaşılmakta olup, halihazırda gecekondunun boş olmasının davacıların kullanımına elverişli alan bulunduğu gerçeğine bir etkisi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacılar … ve … yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulü doğru olmamıştır.
Davacılardan … ile ilgili olarak ise, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Her ne kadar bilirkişi raporunda davacılar Barış ve Zafer’in yapısı ile davalının yapısı arasındaki alanın boş olduğundan bahsedilmiş ise de, gerek bahsi geçen boş alanın davacı …’ın kullanımına uygun olup olmadığının, gerekse de taşınmazın diğer bölümlerinde davacı …’un kullanımına uygun herhangi bir alan bulunup bulunmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılarak, toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1,2,3,4 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.9.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.