Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/15306 E. 2021/2067 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15306
KARAR NO : 2021/2067
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

DAVA TÜRÜ : Haksız işgal tazminatı (ecrimisil)
MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2015/395 Esas, 2018/26 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2 Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalının Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeni ile davalının 66 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisi olan anneleri adına tapuda kayıtlı olduğunu, davalının oturduğu evin ve ortak bahçenin vekil edeninin rızası dışında dizi ve film şirketlerine kiraya verildiğini, yine, otoparkın da vekil edeninden habersiz olarak kiralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 12.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini istemiş, 26.09.2016 tarihli dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın parsel numarasını 604 ada ve 1 parsel olarak düzelttiklerini beyan etmiş, 31.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile de davasını bilirkişi raporu uyarınca 48.306,00 TL üzerinden ıslah etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı sadece kendisinin değil davacının da kullandığını, aynı taşınmazda davacının da evinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, her iki tarafın da parseldeki hisselerine karşılık olarak kendilerince sahiplendikleri kısımları kullandıkları, buna göre davacının açmış olduğu davanın ancak davalının payından daha fazla bir kısmı haksız olarak kullandığı iddiası kapsamında değerlendirilebileceği, yerin bir kısmının başkalarına kiraya verilmiş olduğu iddiasının bu durumu değiştirmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, davanın vekaletsiz iş görme hukuksal nedenine dayalı alacak istemi olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, 12.000,00 TL’nin dava tarihinden ve 36.306,00 TL’nin ise ıslah tarihi 31.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 604 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 113.761,00 m2 lik yüzölçümü ile 216/14400 hissesinin tarafların murisi … adına kayıtlı olduğu, tapuda taraflar dışında pek çok hissedarın olduğu, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan 14.08.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda, davacı ve davalının dava konusu taşınmazda kullandığı yerlerin rapora ekli krokide işaretlendiği anlaşılmaktadır.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil ve/veya elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanılabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil ve/veya elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olayda, Mahkemece, yapılan keşif sonrası alınan 14.08.2017 havale tarihli fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen raporda, dava konusu taşınmazın sınırları içinde, krokide yeşil renkte gösterilen kapı numarası 1 olan 55 m2 taban alanlı tek katlı ev ve yanındaki 200 m2’lik bahçenin, yine 150 m2 alanlı bahçenin, bahçenin bitimindeki sarı renkli 105 m2 taban alanlı tek katlı evin, yine bu evin hizasında demir kapıdan sonra 40 m2’lik beton zeminli alan, 600 m2 alanlı meyve ağaçlarının ve sebze ekili alanın davacı tarafından kullanıldığı belirtilmiş, bahsi geçen yerler davalının kullandığı yerlerle birlikte kroki üzerinde işaretlenmiştir. Bu durumda, öncelikle, davacının dava dilekçesindeki açıklamaları, talepleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı talebinin ecrimisil isteğine yönelik olduğu, davanın vekaletsiz iş görme talebine dayanmadığı göz önüne alındığında, az yukarıda bahsi geçen fen raporunda da açıkça belirlendiği üzere, dava konusu taşınmazda davacının da kullandığı alanlar olduğu hususunda tereddüt olmadığından, açıklanan ilkeler ışığında, davanın ret edilmesi gerektiği açıktır. Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken yerleşik Daire uygulaması ve dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçe ile davanın kabul edilmesi bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, HMK’nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.