YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15486
KARAR NO : 2021/2351
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, müvekkillerinin malik oldukları 434, 433, 354, 445, 431, 444, 335, 364, 362, 359, 336, 315, 306, 337, 358, 339, 308, 321, 338 parsel sayılı taşınmazlara davalı tarafından yol yapmak suretiyle müdahale edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 50.000 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalından tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu Gıda Tarım ve Hayvancılık il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, Hal Müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Somut olayda; mahkemece, dava konusu parsellere yönelik (yakın tarihlerde) açılan kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davalarında hükme esas alınan fen bilirkişi raporları ile mevcut dosyada baz alınan fen bilirkişi raporları arasındaki yüzölçümü farklılıkları dikkate alınmadığı gibi bir kısım davacılar tarafından açılan tazminat davalarının (daha önce yapılan kamulaştırma işleminin kesinleşmiş olması nedeniyle) ret edilmesine rağmen bu hususun da mevcut uyuşmazlıkta dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca tarla niteliğinde bulunan taşınmazlara ilişkin münavebe ürünleri getirtilmemiş olup taşınmazların nadas durumları da yeterince araştırılmadan sonuca gidildiği görülmektedir.
Hâl böyle olunca; mahkemece, öncelikle bir kısım davacı/veya davacıların açtıkları kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davalarının ( haklarında yapılan kamulaştırma işleminin kesinleşmiş olması nedeniyle) reddedildiği dikkate alınarak, tespit edilecek bu kişilerin (veya mirasçılarının) ecrimisil taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi, ondan sonra dava konusu taşınmazlar yönünden ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara ait münavebe verilerinin İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden temin edilerek var ise taşınmazların hangi yıllarda nadasa bırakıldıklarının belirlenmesi, aynı şekilde dava konusu taşınmazlara yönelik daha önce açılan kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davalarına ait onaylı gerekçeli karar örnekleri ile hükme esas alınan fen bilirkişi raporları da mahkemelerinden getirtilerek (yukarıda izah edilen ilkelere uygun ve talep edilen dönemleri kapsar şekilde) ziraat bilirkişilerinden tazminat davalarında hükme esas alınan fen bilirkişi raporlarındaki (elatılan) miktarlar üzerinden ecrimisil hesaplaması yapılmasının istenmesi, akabinde hasıl olacak sonuca göre (her bir parsel yönünden ayrı ayrı olmak üzere) dosya kapsamına uygun (ve kazanılmış haklar da dikkate alınarak) bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.