Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/15675 E. 2021/1856 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15675
KARAR NO : 2021/1856
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın davacı ve davalıların müşterek mülkiyetine tabi olduğunu, taşınmazın ortaklığının giderilmesi için Nizip Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını belirterek taşınmaz üzerinde bulunan inşaat bilirkişisi raporunda 3 yapı olarak gösterilen yapının ve 2. yapının kapı ve pencerelerinin ve demir kapının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı evi, eski ahırın kapı ve pencerelerini davacının yaptığını, hiç bir davalının davacıya karşı çıkmadığını belirterek davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Diğer davalılar duruşmadaki beyanlarında, davacının dava konusu muhdesatları yaparken kendilerinden izin almadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın, davacı ile kardeşleri tarafından meydana getirilen ahırın kapı ve pencereleri ile avluya girişteki demir kapının bağımsız muhdesat niteliğinde olmayıp muhdesat için yapılan faydalı giderler olduğu ve bu faydalı giderlere ilişkin davacının eda davası açması mümkün olmakla hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekçesi ile Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2014 tarihli ve 2013/14639 Esas, 2014/8940 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, davalılar aleyhine açılan davanın dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamış ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının (4) nolu bendinde yer alan ”karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 6.220,15 TL nisbi vekalet ücretinin” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.800.00 TL maktu vekalet ücretinin” ibaresinin yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.