YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15951
KARAR NO : 2021/2096
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Vakıf vekili, kayden maliki olduğu 11 nolu bağımsız bölümün davalı tarafından haksız olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 7.793,33 TL ecrimisilin kademeli faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davalının taşınmazı önceki malikler ile yapılan kira sözleşmesi ile kullandığını, ecrimisil koşullarının oluşmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, kayden davacıya ait bağımsız bölümün davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüyle 4.290,27 TL ecrimisil bedelinden; 453,33 TL’sinin 31.12.2011 tarihinden itibaren, 2.666,64 TL’sinin 31.12.2012 tarihinden itibaren, 1.170,30 TL’sinin 31.05.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan incelemede, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2016/3371 Esas, 2016/7308 Karar sayılı ilamıyla, davalı tarafın temyiz isteminin reddine, davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulüyle kira bedeline yönelik emsal araştırması yapıldıktan sonra bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabul kısmen reddine, toplam 3.224,00 TL ecrimisil alacağından; 340,00 TL’lik kısmın 31.12.2011 tarihinden, 2.004,00 TL’lik kısmın 31.12.2012 tarihinden, 880,00 TL’lik kısmın ise 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir.
Somut olayda dava hakkında verilen karar yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Yerel mahkeme Daire bozmasına uymuştur. Mahkemenin bozma öncesi kısmen kabul ile 4.290,27 TL alacağın tahsiline dair ilk hükmü iki tarafça temyiz edilmiş, Daire davalının temyiz isteminin reddine, davacının ise temyiz itirazının kabulüne karar vermiştir. Mahkemece usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak davacı lehine önceki hükümden daha az miktar olan 3.224,00 TL alacağa hükmedilmesi hatalı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.