YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/16264
KARAR NO : 2019/1082
KARAR TARİHİ : 06.02.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
..K. A R A R
Davacı üçüncü kişi, hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili,dava konusu borcun ödenmesi nedeni ile davanın konusuz kaldığına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, icra takibine konu borcun ödenmesi nedeni ile 12.12.2012 tarihi itibarı ile haczin ortadan kalktığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ile 440,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nin 96. ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nin 331. maddesinin birinci fıkrası “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmeder” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan madde doğrultusunda, davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olacaktır.
Davanın konusuz kalması halinde, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı tarihte hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi, vekalet ücretinin de alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak, davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekmekte iken, haklılık değerlendirmesi yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.