Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/2022 E. 2018/17901 K. 24.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2022
KARAR NO : 2018/17901
KARAR TARİHİ : 24.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi -Ecrimisil-Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatma yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil, tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.10.2018 Çarşamba günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat … ve karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, kullanımı vekil edeni şirkete ait olan 493 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 8.000 m2 lik bölümünün Haziran 2011 tarihinden itibaren davalı şirket tarafından izinsiz olarak şantiye sahası olarak kullanıldığını belirterek, davalının dava konusu taşınmaza yaptığı müdahalesinin önlenmesine, taşınmazdan tahliyesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 75.000,00 TL ecrimisil ile davalının taşınmaza verdiği 25.500,00 TL tutarındaki zarar, davalı tarafından kesilen kavak ağaçlarının bedeli olarak 5.000,00 TL olmak üzere toplam 105.500,00 TL maddi tazminatın fiili kullanma tarihinden olmak üzere işlemiş reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu yere ilişkin yapılan ihale sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından vekil edeni şirkete yer tesliminin yapıldığını, fazladan kullanılan yerin de …’ndan kiralanmak sureti ile kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan …, davalıya kiraya verilen alan haricinde davalının davacı taşınmazını da işgal edip etmediğine dair bir bilgiye sahip olmadıklarını beyan etmiştir.
İhbar olunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili, davanın belediyeleri ile bir ilgisinin bulunmadığını, yer teslimi yapılmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece,davacının el atmasının önlenmesine dair talebi yönünden, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne, 15.500,00 TL taşınmaza verilen hasar ve 74.130,00 TL ecrimisil tazminatı olmak üzere toplam 89.630,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu yeni 775 ada 1 ve 2 parsel (eski 493 ada 1 ve 2 parsel) sayılı taşınmazlar hakkında Büyükçekmece Kadastro Mahkemesi’nin 1996/3 Esas sayılı dosyasında derdest kadastro tespitine itiraz davasının görüldüğü, bahsi geçen dosyada eldeki davacı Türk Petrol ve Madeni Yağlar A.Ş. nin davacı yanında davaya katılarak, dava konusu taşınmazlara ait eski tapu kayıtlarının sunularak tescil talebinde bulunduğu, mahkemesince verilen ilk hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulduğu, yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iade edildiği ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Dava, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazlarda davacının malik olmadığı, taşınmazların tapu kaydında davalı olduklarının yazılı olduğu, davacının iddiasının dava konusu taşınmazda zilyet olduğu, aynı zamanda taşınmazın mülkiyet ihtilafı ile ilgili açılan davada eski tapu kayıtlarına dayanarak tescile itiraz edip mülkiyet iddiasında bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, hemen belirtmek gerekir ki, davacının bu iddiaları karşısında dava konusu taşınmazlar yönünden az yukarıda bahsedilen Kadastro Mahkemesi’nce verilecek kararın eldeki davayı etkileyeceği kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca, kadastro mahkemesindeki davanın sonucu ile eldeki davanın birlikte değerlendirilmesi gerekeceğinden, eldeki dava bakımından Büyükçekmece Kadastro Mahkemesi dosyasının bekletici mesele kabul edilmesi zorunlu olup, bu hususun gözardı edilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacı …A.Ş den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Kamer İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.ne verilmesine, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.