Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/2683 E. 2018/18482 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2683
KARAR NO : 2018/18482
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R

Davacı vekili, vekil edeninin …’de bulunan daireyi 22.03.2011 tarihinde …’ten satın aldığını, taşınmazın davalının işgalinde olduğunu, davalıya taşınmazı tahliye etmesi için çekilen 31.03.2011 tarihli ihtarnameye rağmen işgalin devam ettiğini belirterek, davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin menini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 2000 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin taşınmazda kiracı olmayıp dava konusu taşınmazın eski malikinin vekil edeninin eşinin annesi olduğunu; vekil edenin eşi ile evlendikten sonra oturmaları için kendilerine tahsis edildiğini; vekil edeninin, davacının taşınmazı satın aldığını öğrenince taşınmazı anahtarını apartman görevlisi ile davacıya teslim etmek istediğini ancak davacının anahtarı teslim almadığını, bunun üzerine posta ile davacıya gönderilen anahtarın 09.08.2011 tarihinde teslim alındığını belirterek, müdahalenin meni talebinin konusuz kaldığını ve ecrimisil isteminin reddini savunmuştur.
Mahkemece dava konusu taşınmazın 09.08.2011 tarihinde tahliye edilmesi nedeniyle meni müdahale ve tahliye istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ihtarnamenin tebliği tarihini takip eden 15 günlük sürenin bitimi olan 20.04.2011 tarihi ile 13.06.2011 dava tarihi arası hesaplanan 706.49 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiş, Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nin … Esas ve 2014/4289 Karar sayılı ilamı ile “…davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 5009 ada 16 parselde bulunan 15/1155 arsa paylı 11 numaralı bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır.
1-Davalı aleyhine bozma öncesi yapılan yargılamada ecrimisil istemi bakımından 706.49 TL ecrimisile hükmedildiğine göre temyiz edilen miktar, 2015 karar tarihindeki, kesinlik sınırı olan 2.080-TL’yi geçmemektedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. O halde önceki hükümde ecrimisil istemi bakımından hükmedilen 706.49 TL kesin nitelikte olduğundan ve mahkemenin 14.11.2013 tarihli hükmü ile bu miktar kesinleştiğinden mahkemece ecrimisil istemi yönünden yeniden bir karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Dava konusu taşınmazın anahtarının dava açıldıktan sonra davalı tarafından posta marifetiyle davacıya gönderildiği ve postanın 09.08.2011 tarihinde davacı tarafından teslim alındığı,bu tarih itibariyle davalının dava konusu taşınmazdaki işgalinin sona erdiği tarafların kabulündedir.
Mahkemece o halde elatmanın önlenmesi istemi yönünden dava açıldıktan sonra işgalin davalı tarafından sona erdirilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesinde; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/1. maddesine göre “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder” şeklindeki düzenlemenin esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderinin ne şekilde hükmedileceğine açıkça yer verdiği görülmektedir. Öte yandan, vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır (6100 Sayılı HMK’nin 323/1-ğ maddesi).
O halde mahkemece davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuş ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüne, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK’nin 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 427/2 ve 432/4 maddeleri uyarınca kesin nitelikte olması nedeniyle REDDİNE, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.