YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2841
KARAR NO : 2019/6924
KARAR TARİHİ : 03.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeni ile davalı arasında 2826 ada 8 parsel sayılı arsa’ya yönelik (22.02.2008 tarihli) kira sözleşmesi yapılmasına rağmen davalı tarafından 2826 ada 7 ve 9 nolu parsellerininde işgal edilerek kullanılmaya başlandığını, 7 parsel üzerinde bulunan 90 m2’lik tek katlı evin yıkıldığını ve arsa üzerinde bulunan meyve ağaçlarınında da kesildiğini belirterek davalının haksız el atmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile yıkılan ev için, yıkıldığı tarihten itibaren şimdilik 20.000 TL’nin, tespit edilecek ağaç değerinin, evin yıkıldığı 2009 tarihinden dava tarihine kadar olan kira gelirinin, geriye doğru 60 aylık süre için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 19.470 TL ecrimisil bedelinin her ayın sonundan dava tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini 57.464,00 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.
Davalı vekili, Sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkili ile davacı arasında bulunan kira sözleşmesinde ada ve parsel ayırımı yapılmadığını, müvekkilinin arsaların tamamını kiraladığını, ihtilafın kira sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, evin yıkıldığı ve ağaçların kesildiği iddiasının ise gerçek olmadığını ifade ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ıslah doğrultusunda kabulü 20.000,00-TL tazminatın 26/11/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile, 37.464,00-TL ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 25/11/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Meni müdahale davasının kabulü ile 253 pafta, 2826 ada, 7-8-9 nolu taşınmazlardaki bilirkişi krokisinde pembe ile işaretli toplam 294 m2’1ik alana davalının müdahalesinin menini ve davacıya teslimine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çapa bağlı elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 2826 ada 7, 8 ve 9 nolu parsel sayılı taşınmazlarda davacının kayden malik olduğu, davacı ile davalı arasında 22.02.2008 tarihli kira sözleşmesi yapıldığı, kira sözleşmesinde kiralanan yerin ada ve parsel numarası gösterilmeden “… Mahallesi, …Yolu Caddesi, No:23” olarak belirtilmesine rağmen davacı asilin yemin beyanı, taraflarca dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre 25.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda yeşil renk ile taralı kısmın kira sözleşmesine konu edildiği anlaşılmaktadır. Bu şekilde aynı raporda kırmızı renk ile işaretlenen kısmında kira sözleşmesi kapsamında olmadığı görülmektedir.
Bilindiği üzere her dava açıldığı tarihdeki koşullara göre değerlendirilir.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”, TMK’nin 6. maddesine göre ise; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbiri, hakkım dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. ” şeklindedir.
Dinlenen davacı tanık beyanları ve dosya kapsamına göre, dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin davalı tarafından yıkıldığı ve aynı şekilde mevye ağaçlarının da davalı tarafından kesildiği iddiaları davacı tarafça yöntemince ispatlanamadığı gibi (davalının) 22.02.2008 tarihli kira sözleşmesi öncesi bilirkişi raporunda kırmızı ile gösterilen kısmı kullandığı da usulü dairesinde ispat edilememiştir. Bu hususlar ispat edilemediğine göre mahkemece, meyve ağaçları ile evin değeri üzerinden davalı aleyhine tazminata hükmedilemeyeceği gibi kira sözleşmesinden önceki dönemi kapsar şekilde ecrimisil hesaplaması da yapılamaz.
Hal böyle olunca, mahkemece, ev ve meyve ağaçlarına yönelik tazminat talebinin reddi ile (gerektiğinde bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle) kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden dava tarihine kadarki döneme ilişkin (krokide kırmızı renk ile gösterilen alan üzerinden) ecrimisil alacağı hesaplanıp ondan sonra oluşacak sonuca göre karar vermesi gerekirken, yazılı biçimde 26.11.2007 ile 22.02.2008 tarihleri arasını kapsar şekilde fazladan ecrmisil bedeli belirlenmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın iştek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.