Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/3135 E. 2019/4850 K. 09.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3135
KARAR NO : 2019/4850
KARAR TARİHİ : 09.05.2019

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, dava konusu 4 no’lu bağımsız bölüme müvekkillerinin babaları olan davalı … ile paydaş olduklarını, müvekkillerinin davalı babalarının yıllardır taşınmazı kiraya verdiğini, müvekkillerine herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek 2006, 2007, 2008, 2009, 2010 yıllarına ait şimdilik, 2000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin intifadan men edilmediğini, dava konusu taşınmazda sürekli kiracı bulunmadığını, taşınmazın tüm giderlerinin davalı tarafından yapıldığını, davacılarının katkılarının olmadığını, davanın kabulüne karar verilecek olursa müvekkilinin taşınmaza yaptığı masraf ve ödemelerin ecrimisilden düşülmesine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
Dava konusu 4 no’lu bağımsız bölüm, davalı ile tarafların ortak murisi Huriye adına paylı mülkiyet esaslarına göre kayıtlıdır.
Davacılar, dava dilekçesinde delil olarak tanık, banka kayıtları, kira kayıtlarına dayanmışsa da dava konusu taşınmazın davalı tarafından üçüncü kişilere kiraya verilerek kullanıldığına ilişkin herhangi bir kira sözleşmesi olmadığı gibi 25.12.2012 tarihli 6. celsede davacılar vekili tanık dinletme taleplerinden vaz geçtiklerini bildirmiştir. Ne var ki davalı vekili cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazda sürekli kiracı olmadığı gibi taşınmazın gider ve bakımlannın müvekkilince yapıldığını bildirerek mahsup talebinde bulunmuş ve davanın reddini savunmuş, tanık olarak bir isim bildirmiş, ancak, 11. celsede tanık dinlenilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Mahkemece, öncelikle 6100 sayılı HMK’nin 31. maddesi gereğince davanın aydınlatılması ilkesi çerçevesinde davalı vekilinden cevap dilekçesindeki beyanları da hatırlatılarak hangi dönemlerde taşınmazın kiraya verildiğinin belirlenmesi, gerek duyulması halinde davalının isticvabına karar verilmesi, bundan ayrı olarak davalı tanığı da dinlenerek oluşacak sonuca göre talep hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.