YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3179
KARAR NO : 2019/3289
KARAR TARİHİ : 27.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin 58 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde yer alan 129, 143 ve 142 no.lu bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, davalının da aynı taşınmaz üzerinde 130 ve 142 no.lu bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, davalının, davacıya ait bağımsız bölümlerin bir kısmını kendisine ait bağımsız bölümlere katmak suretiyle haksız olarak işgal ettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.000 TL ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Ecrimisil talebini 18/12/2013 havale tarihli dilekçe ile 19.400,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 18.150,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan ecrimisil istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki; görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde tutulması gereken bir usul kuralıdır.
6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi Asliye Hukuk Mahkemelerinin, 4. maddesi Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanını belirlemiştir.
Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görev alanının düzenlendiği HMK’nin 4/ç bendi “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler” şeklindedir. Bu düzenlemeden Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olup olmadığı hususunda özel yasalara atıfta bulunulduğu anlaşılmaktadır
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun Ek 1. maddesi “Bu kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümlenir” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, dava dilekçesi içeriğinden ve iddianın ileri sürülüş biçiminden çekişmenin; kat irtifakına tabi taşınmazda yer alan bağımsız bölümlerin malikleri arasında görülen ecrimisil istemine ilişkin olduğu ve bu suretle 634 sayılı Yasa’nın uygulanmasından kaynaklandığı açıktır. Bu durumda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun Ek.1 maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu da kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca, uyuşmazlığın 634 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.