YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3240
KARAR NO : 2019/3824
KARAR TARİHİ : 08.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : …
DAVA TÜRÜ : Haksız İşgal Tazminatı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davacının 580 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1/4’ünün maliki olduğunu, davalı tarafın bu taşınmazın bir kısmını depo, kalan kısmını bahçe olarak 01.02.2007 tarihinden itibaren işgal ettiğini, bu davadan önce açtıkları ve kabulle sonuçlanan ecrimisil davaları olduğunu belirterek 01.10.2009-31.07.2013 tarihleri arasına karşılık gelen 8.066,34 TL’nin davalı taraftan kademeli faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş talep miktarını ıslah yoluyla 15.812,80 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ve 15.812,80 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, hükmolunan miktar üzerinden 01/10/2009 tarihinden itibaren kademeli olarak yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olup; hüküm, dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre dahili davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK’nin 297/2. maddesinde “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, kuracağı hükmün açık, net ve infaza elverişli olması gerekir. Ne var ki; Mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece hüküm fıkrasında, hüküm altına alınan miktarın ne kadarlık kısmının hangi döneme ait olduğu, hangi miktara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açıkça belirlenmemiştir. O halde Mahkemece, her dönem için hükmolunan ecrimisil miktarı ve her dönem için faiz başlangıç tarihi açıkça belirtilerek hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde (“….hükmolunan miktar üzerinden 01.10.2009 tarihinden itibaren kademeli olarak yasal faiz işletilmesine”) hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Dahili davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dahili davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.