YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3375
KARAR NO : 2019/7939
KARAR TARİHİ : 23.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Haksız İşgal Tazminatı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin 1202 ve 510 parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olduğunu, davalının müvekkili ile iştiraken hissedar olduğu taşınmazların tamamını ekip biçtiğini belirterek, davalının 1202 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait hissesine elatmasının önlenmesine ve 2009 yılından itibaren 5.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 14.470,13 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve davalının 1202 parseldeki taşınmaza davacının hissesi oranında elatmasının önlenmesine, 14.470,13 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1.Davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Ecrimisile yönelik temyiz itirazına gelince;
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazda taraflar paydaştır.
Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirme gerekçeleri bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
Tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olayda, davacı davalıya ecrimisil talebini içerir ihtarname göndermiş ve bu şekilde intifadan men olgusu gerçekleşmiştir. Davacının ecrimisil talebini içerir ihtarname davalıya 01.06.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda intifadan men şartının gerçekleştiği tarih 01.06.2012 tarihidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 1202 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacının payı dikkate alınarak ve davalıyı intifadan men ettiği 01.06.2012 tarihinden, davanın açıldığı 26.11.2013 tarihine kadar ecrimisil hesabı yapılması gerekirken ve 560 parsel sayılı taşınmaz için ise, yine davacının payı göz önüne alınarak ve intifadan men şartının gerçekleştiği 01.06.2012 tarihinden, davacının taşınmazdaki payını sattığı 03.07.2013 tarihine kadar ecrimisil hesabı yapılması gerekirken, Mahkemece hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, davalı vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.