Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/3424 E. 2019/5019 K. 14.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3424
KARAR NO : 2019/5019
KARAR TARİHİ : 14.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı, maliki olduğu 475 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1, 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin davalı şirket tarafından kullanıldığını, açmış olduğu tahliye davalarının kabulüne karar verilerek kararların kesinleştiğini ancak davalı şirketin taşınmazları kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, taşınmazlara müdahalelerinin kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmasına rağmen tahliye davalarının kesinleşmesinden itibaren kira ilişkisinin sona erdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.950 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, 475 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1, 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin davacı adına kayıtlı olduğu, taraflar arasında görülen 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerden davalının tahliyesine ilişkin … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/623 Esas, 2012/702 Karar sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verilerek, kararın 06.12.2012 tarihli ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2012/14199 Esas, 16190 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, 3 numaralı bağımsız bölümden davalının tahliyesine ilişkin … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/773 Esas, 2012/705 Karar sayılı dosyasında da davanın kabulüne karar verilerek, kararın ise 09.09.2013 tarihli ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2013/10054 Esas, 12000 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği sabittir.
Somut olaya gelince; taraflar arasında görülen tahliye davaları sonucu verilen kararların kesinleşme tarihine kadar davalı şirketin kiracı konumunda olduğu, kesinleşme tarihinden sonrası için davalı şirketin haksız işgalci olduğu ve bu tarihlerden sonrası için ecrimisil verilmesi gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca; bağımsız bölümler hakkında açılan tahliye davalarının kesinleşme tarihlerinin farklı olduğu gözetilerek her bir taşınmaz için tahliye kararının kesinleşme tarihinden itibaren ayrı ayrı hesap edilen ecrimisilin karar altına alınması gerekirken talep doğrultusunda 16.05.2012 tarihinden itibaren belirlenen ecrimisile karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.