YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3698
KARAR NO : 2019/6760
KARAR TARİHİ : 02.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 26 ada 8 parsel sayılı taşınmazda tarafların paydaş olduklarını, dava konusu taşınmaz üzerindeki dükkanı davalının önce kiraya verdiğini, sonrasında da kendisinin kullandığını ayrıca kullanımına da engel olduğunu, davalı hakkında 04.06.2007 tarihinde ecrimisil istekli ihtarname keşide edilmesine rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek, vekil edeninin payına isabet eden aylık 750,00 TL olmak üzere 2006 yılı Eylül ayından 2011 yılı mayıs ayına kadar toplam 42.750 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmaz hakkında açılan tapu iptal ve tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, ihtarnamenin Haziran 2007 tarihli olduğunu ve bu tarihten öncesine ilişkin ecrimisil talebinin hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk hükümle, davanın kısmen kısmen kabulü ile kısmen reddine, toplam 34.295,00 TL ecrimisilin, her bir kira dönemi için ait oldukları yıl sonu itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.11.2014 tarihli ve 2014/126 Esas, 2014/17166 Karar sayılı ilamı ile ilk dönem için kira parasının belirlenmesi ve sonraki dönemler için ecrimisil hesabının ise ÜFE artış oranı kullanılarak bulunması gerekirken her yıl için emsal kira sözleşmeleri kullanılarak ayrı ayrı hesaplama yapılmasının doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 04.06.2007 – 03.06.2008 dönemi itibarıyla hesaplanan ecrimisil bedeli olan 10.800,00 TL’nin davacının 1/2 hissesine düşen payın 5.400,00 TL olduğu, 04.06.2008 – 03.06.2009 dönemine ait ecrimisil bedelinin 11.706,12 TL olup, davacının 1/2 hissesine düşen payın 5.853,06 TL olduğu, 04.06.2009 – 03.06.2010 dönemine ait ecrimisil bedelinin 12.565,32 TL olup, davacının 1/2 hissesine düşen payın 6.282,66 TL olduğu, 04.06.2010 – 20.05.2011 dönemine ait ecrimisil bedelinin 12.741,63 TL olup; davacının 1/2 hissesine düşen toplam 23.906,54 TL ecrimisilin, her bir kira dönemi için ait oldukları yıl sonu itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından esasa ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece kısmen kabul-kısmen ret kararı verildiği halde, davalı lehine reddedilen kısım üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 6. fıkrasının HUMK’un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme hükmünün 6 fıkrasındaki ”…. 1.500,00 TL ….” ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “2.261,28 TL ….” ifadelerinin yazılmasına 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.