YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3816
KARAR NO : 2019/7837
KARAR TARİHİ : 19.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Men’i Müdahale Ve Yıkım İle Temliken Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve davacının temyiz talebinin reddine karar ve ek karar verilmiş olup hükmün ve ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Hazine vekili, 349 ada 34 parselde Hazine adına kayıtlı taşınmaza davalı tarafından 7 parsel üzerindeki bina ve her iki yanındaki kullanımı ile tecavüz edildiğini, davalının tecavüzünün mahalli tutanak ve ekli kroki ile tespit edildiğini, dava konusu yerin kadastral tapu ve krokisi olan, imar planı dahilinde bir yer olduğunu, tapulu bir yerde iyiniyetin ileri sürülemeyeceğini açıklayarak, Hazine taşınmazına davalı tarafından bina yapmak ve sair suretlerle kullanmak yoluyla yapılan tecavüzün önlenmesine ve binanın kaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davalının dava konusu taşınmazı 1996 yılında dava dışı 3.kişiden satın aldığını, taşınmazı satın aldığı tarihte taşınmaz üzerinde zaten ev bulunduğunu, davalının iyiniyetli malik olduğunu, dava konusu binanın 10,71 m2’lik bölümünün yıkımı halinde tamamının zarar göreceğini, bilirkişi incelemesi sonucunda gerçekten 10 m2 Hazine arazisine taşkın ise taşkın inşaat hükümleri uygulanarak bu yerin davalıya satılması gerektiğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı adına kayıtlı 349 ada 34 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin 24.06.2013 tarihli krokilerinde gösterilen kırmızı renge boyalı (A) kısmına yönelik meni müdahale ve kal talebinin reddi ile 10,72 m2 yüzölçümündeki bu kısmın 349 ada 34 parselden ifraz edilerek ayrı bir parsel şeklinde davalı adına tapuya tesciline, davacı adına kayıtlı taşınmazın krokide gösterilen (A) kısmının dava tarihi itibariyle tespit edilen değeri 643,20 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı adına kayıtlı taşınmazın krokide yeşil renge boyalı (B) kısmına yönelik olarak davalının müdahalesinin menine ve bu kısma yapılan taş duvarın kaline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece 16.12.2015 tarihli ek kararla, davacının dava konusu 349 ada 34 parsel bakımından istediği meni müdahale ve kal talebinin fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 10,72 m2’lik kısım bakımından reddine karar verildiği, bu kısmın dava tarihi itibariyle değerinin 643,20 TL olarak belirlendiği, hüküm tarihi itibariyle istemin kabul edilmeyen bölümü 2.080 TL’yi geçmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davacının temyiz talebinin reddine karar verilmesi üzerine; ek karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın gerek tecavüzlü alanın gerekse kal istemine konu taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen değerleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde 2.080 TL’nin üzerinde olduğu anlaşıldığından, davacının temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davacı Hazine vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu 349 ada 34 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfıyla 03.04.1998 tarihinde imar yoluyla davacı Hazine adına, 349 ada 7 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfıyla 03.04.1998 tarihinde imar yoluyla davalı adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Dosya arasında bulunan 24.06.2013 tarihli teknik bilirkişi raporu ile, kadastro ölçümleri sırasında Ek-1 de (C) harfi ile kesik çizgilerle belirtilen binanın yıkılarak yerine yeni bir bina yapıldığı, 349 ada 34 parsele (A) harfi ile gösterilen kırmızı boyalı kısma 349 ada 7 parsel üzerinde bulunan yeni binanın 10,72 m2 miktarında tecavüzlü olduğu tespit edilmiştir. Gerek tapu kaydı, gerekse bilirkişi raporundan davalının dava tarihi itibariyle nizalı taşınmazı kullandığı sabit olup bu husus davalı tarafın da kabulünde bulunmaktadır. Mahkemece, davalının taşınmazı üzerine yaptığı binanın davacı taşınmazına taşan kısmının ana binadan bağımsız olarak yıkılmasının mümkün olmadığı, bu kısma yönelik müdahalenin men’i için binanın tamamının yıkılması gerektiği, taşan binanın ve taşılan arsanın bilirkişi tarafından belirlenen değerleri karşılaştırıldığında arada fahiş bir farkın bulunduğu, binanın büyük kısmını kendi taşınmazı üzerine yapan davalının, davacı taşınmazına bilerek taşma yaptığına yani iyiniyetli olmadığına dair delil bulunmadığı, hak-yarar dengesi karşılaştırıldığında davalının binasının tamamen yıkılması yerine, davacıya ait taşılan arsa kısmının mülkiyetinin bedeli mukabilinde davacıya verilmesinin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de; kayıttan veya mülkiyetten kaynaklı bir hakkı bulunmayan davalının dava konusu binayı imar uygulamasından sonra taşınmazın çapının belli olduğu dönemde yaptığı anlaşıldığından ve çapa bağlı taşınmazda iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden, mülkiyet hakkına itibar edilerek, 349 ada 34 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin 24.06.2013 tarihli krokilerinde gösterilen kırmızı renge boyalı (A) ile işaretli kısmı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle meni müdahale ve kal talebinin reddi ile temliken tescil kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de, şartların varlığı halinde dahi tescile esas taşınmazın bedeli depo edilmeden temliken tescile karar verilemeyeceğinden bu hususun göz ardı edilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.