YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3899
KARAR NO : 2019/9462
KARAR TARİHİ : 23.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … vekili, davacının dava konusu 800 parseldeki taşınmazı 26.08.2011 tarihinde satın aldığını, satın aldığı tarihte davalılarla yapılan görüşmede davalıların 1 ay içinde taşınmazı tahliye etmeyi taahhüt ettiklerini, aradan geçen 9 aylık süreye rağmen davalıların taşınmazı tahliye etmediklerini, taşınmazın tahliye edilmesi ve işgaliye parası ödenmesi konusunda davacının ihtarname gönderdiğini, davalıların bugüne kadar taşınmazı tahliye etmedikleri gibi ödemeleri gereken ecrimisil parasını da ödemediklerini açıklayarak, davalıların taşınmazdan tahliyesine, 26.08.2011 tarihinden itibaren biriken aylığı 1.300 TL’den toplam 19 aylık 24.700 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ve … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın tahliye talebi yönünden kabulüne, 800 parsel sayılı dava konusu taşınmazda işgalci konumunda bulunan davalıların tahliyesine, davacı tarafın ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, 8.690,22 TL’nin dava tarihi olan 04.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının ecrimisil talebiyle ilgili fazlaya ilişkin isteminin reddine dair ilk kararı, davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nin 10.02.2015 tarihli ve 2015/782 Esas, 2015/1837 Karar sayılı ilamı ile “ … davanın, hükmedilmesi istenen ecrimisil miktarı üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, el atmanın önlenmesi yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da bu yönden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır…Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir….” gereğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, davanın müdahalenin önlenmesi ve tahliye talebi yönünden kabulüne, 800 parsel sayılı taşınmaza davalıların müdahalelerinin önlenmesine ve taşınmazdan tahliyelerine, davacı tarafın ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, 8.690,22 TL’nin dava tarihi olan 04.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının fazlaya ilişkin ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamı itibariyle, davacının 24.700 TL ecrimisil talebinde bulunduğu, mahkemece, yapılan keşif sonucu elde edilen bilirkişi raporu doğrultusunda 8.690,22 TL ecrimisilin hüküm altına alınarak ecrimisil isteğinin kısmen kabul edildiği görülmektedir.
Bu durumda, reddedilen 16.009,78 TL ecrimisil miktarı üzerinden davalılar yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.921,17 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmüne 8. bent olarak “8-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.921,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.