YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4156
KARAR NO : 2019/8649
KARAR TARİHİ : 07.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili davada, dava konusu 166 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan zemin kat 35 kapı numaralı dükkanın tamamının davacı vakfın mülkiyetinde olup davalının anılan dükkanı hiçbir kanuni veya akdi nedene dayanmadan kullandığını açıklayarak 01.03.2009–31.10.2010 tarihleri arası dönemi kapsayan 12.650,00 TL ecrimisil bedelinin işgalin başlangıcından itibaren kademeli faizi, mahkeme masrafı ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sonrasında 24.08.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle ecrimisil talep miktarını 13.291,76 TL olarak arttırmıştır.
Davalı vekili ise savunmasında, davalı müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerindeki dükkandaki … faaliyetlerini 26.10.2005 tarihinden itibaren sonlandırdığını, bu tarihten itibaren gerek vergi dairesi ile gerek … faaliyetleri ile ilgili sair tüm resmi ve kurumsal ilişkilerinin sona erdiğini ve Silivrideki ikametgahında emekli maaşıyla hayatını idame ettirdiğine yönelik açıklamada bulunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile; 01.03.2019-01.01.2010 dönemleri için 6.301,02 TL, 01.01.2010-31.10.2010 dönemi için 6.990,74 TL. olmak üzere toplam 13.291,76 TL. nin her dönem sonu itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili, mahkeme kararına karşı temyiz itirazlarında bulunmuştur.
Açılan dava paydaş olmayanlar arasında ecrimisil talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve incelenen delillerden davacı tarafın ecrimisil talebine konu taşınmazın 13/144 hissesinin malikinin …. 262/288 hissesinin ise Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olduğu görülmüştür. Taraflar arasında davacı tarafın yine davacısı olduğu davalı tarafın ise davalısı olduğu … 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2006 tarihli ve 2006/1164 Esas, 2006/1348 Karar sayılı; … 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.10.2007 tarihli ve 2007/686 Esas, 2007/1153 Karar sayılı; … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.10.2008 tarihli ve 2008/788 Esas, 2008/1151 Karar sayılı; … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.03.2010 tarihli ve 2009/1034 Esas, 2010/255 Karar sayılı dosyalarında dava konusu taşınmaz üzerinde davalının kiracı olarak bulunmasından dolayı kira bedellerinin arttırılması suretiyle tespitine dair kesin karar niteliğinde ilamların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda her ne kadar davalı tarafın savunmasında ve dinlenen davalı tanıklarının açıklamalarında davalının 26.10.2005 tarihinden sonra dava konusu taşınmazdaki ticari faaliyetlerini bırakarak ayrıldığı belirtilse de yukarıda anılan ve taraflar arasında görülen kesin nitelikteki kira bedelinin tespiti davalarından taraflar arasındaki kira ilişkisinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Şu halde mahkemece 01.03.2009 tarihinden önce kira ilişkisinin sona erip ermediği, dolayısıyla davalının fuzuli şagil olup olmadığı hususu netleştirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma ile usul ve yasaya aykırı olarak verilen hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.